Haber Detayı
28 Aralık 2019 - Cumartesi 03:16 Bu haber 1417 kez okundu
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan tanıttı... İşte Türkiye'nin otomobili
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gebze'de yerli otomobilin tanıtıldığı "Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu Yeniliğe Yolculuk Buluşması" programında konuştu. "Türkiye'nin 60 yıllık rüyasının gerçeğe dönüşmesine birlikte şahitlik ediyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün ülkemiz için tarihi bir güne, Türkiye'nin 60 yıllık rüyasının gerçeğe dönüşmesine hep birlikte şahitlik ediyoruz." dedi.
GÜNDEM Haberi


Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bu iş için 100'ün üzerinde Türk mühendis gecesini gündüzüne kattı. Hayalimiz tasarımcı ve mühendislerimizin emekleriyle yoğrulan, milli teknolojilerle üretilen, dünyaya adımızı duyuracak otomobile sahip olmak. Devrimin hikayesi aynı zamanda bize hayallerimizin nasıl kabusa dönüştürüldüğünün de hikayesi."

"Teşebbüsler hayata geçirilebilseydi bugün Türkiye bambaşka bir yerde olurdu"
Cumhurbaşkanı Erdoğan "Kayseri'deki uçak fabrikasına sipariş verilmesine, dışarıdan alınan siparişlerin ihraç edilmesine engel olan zihniyet bugün yine faaliyette" diye konuştu.

Erdoğan, "Tam da otomobil piyasasının canlanmaya başladığı bir dönemde teşebbüsler hayata geçirilebilseydi bugün Türkiye bambaşka bir yerde olurdu." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ülkemizin ilk motor fabrikası teşebbüsünü başlatan sanayileşme fikrinin yılmaz savunucusu Necmeddin Erbakan Hocamızı rahmetle minnetle yad ediyorum." dedi.

"Devrim otomobilinin önünü kesmeyi başardılar, devrin otomobilinin önünü kesemeyecekler"
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Devrim otomobilinin yolda kalmasını, projeyi boğma kampanyasına çevirenler, aynı şeyi yapmaya çalışacaklardır. Ama izin vermeyeceğiz. Devrim otomobilinin önünü kesmeyi başardılar ama şimdi yaptığımız devrin otomobilinin önünü inşallah kesemeyecekler."

"Söz verdik; 'İşçimizi enflasyona ezdirmeyeceğiz"

Erdoğan, "İş başına gelirken söz verdik; 'İşçimizi enflasyona ezdirmeyeceğiz.' Şimdi de enflasyonun 3-4 puan üstünde belirleyerek yola devam ediyoruz" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "(Osmangazi Köprüsüne karşı çıkanlar) Bunlar sandalla karşıdan karşı geçmeye alışmışlar. Biz Körfezi dolaşarak değil, daha kestirme köprülerimizi yapalım, buralardan süratle İzmir'e ulaşalım." dedi.

"Türkiye artık yeni teknolojilerin sadece pazarı değil, üreten, ihraç eden bir ülke haline geldi"
Erdoğan, şunları kaydetti:

"Türkiye artık yeni teknolojilerin sadece pazarı değil, bunları geliştiren, üreten ve tüm dünyaya ihraç eden bir ülke haline geldi. Öyle bir kampanya sürdürüyorlar ki, 'Bu fabrikalar çalışmasın, istediğimiz asgari ücreti belirleyelim.' Bu çark dönecek arkadaş... 170 bini aşan yazılımcı sayımızı hızla 500 binin üzerine çıkaracağız.

Bizim sözümüz ne? Asgari ücrete işçimizi ezdirmeyeceğiz. Ezdirmedik bugüne kadar, bundan sonra da ezdirmemekte kararlıyız."

"Yerli otomobil fabrikası Bursa Gemlik'te TSK arazisi üzerinde yapılacak"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerli otomobil fabrikasının Bursa Gemlik'te TSK arazisi üzerinde yapılacağını belirtti. 

Erdoğan, şöyle konuştu:

"Aracımız sıfır emisyonla çalışarak çevreyi hiç kirletmeyecek. (Yerli otomobil) Kimseden lisans ve icazet almıyor, her türlü teknik özelliği kendimiz belirliyoruz. Oyunun kurallarını artık biz koyuyoruz."

"2022 yılında Türkiye'de tüm şarj altyapımız da hazır olacak"
Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti:

"2022 yılında Türkiye'de tüm şarj altyapımız da hazır olacak. Yerlilik ve millilikten anlamayanlar var, onlar bizi ilgilendirmez, biz işimize bakacağız. Hiç kimse bu gerçeği perdelemeye çalışmamalı. Sınıfının en geniş iç hacimli, en yüksek performanslı ve en uygun maliyetli aracını inşallah üreteceğiz. Biz küresel bir marka peşindeyiz. Seri üretime geçtiğimizde, Avrupa'nın klasik olmayan, doğuştan elektrikli ilk ve tek SUV modelinin inşallah sahibi olacağız."

"Şahsım adına ilk ön siparişi buradan veriyorum"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Recep Tayyip Erdoğan olarak, şahsım adına ilk ön siparişi de buradan veriyorum. Milletimizin bu araca sahip olmak için sabırsızlıkla beklediğini biliyorum.Satışa sunulacağı 2022 öncesinde ön satış süreci başlatılabilir.

Üretime geçtikten 3 yıl sonra, binek otomobillerde ülkemizde en yüksek yerlilikte üretilen tek marka yine Türkiye'nin otomobili olacak. Rabb'imin izniyle Türkiye, önümüzdeki dönemin yükselen değeri, attığı adımları takip edilen ülkesi olacaktır."

VARANK: MİLLİ TEKNOLOJİLERİN ÖNCÜSÜ OLACAK

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank törende yaptığı konuşmada, Türkiye'nin 2002'de düşük sektörel çeşitlilikle 36 milyar dolarlık ihracat yapabilen bir sanayi altyapısına sahip olduğunu, özel sektörü yenilikçiliğe, girişimciliğe ve Ar-Ge'ye teşvik edecek mekanizmaların olmadığını söyledi. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde 17 yılda güçlü bir Ar-Ge ve girişimcilik ekosistemi oluşturulduğuna dikkati çeken Varank, "Bugün artık 170 milyar dolara ulaşan bir ihracat hacmine sahibiz. Hemen hemen her sektörde üretim yapabiliyoruz. Türkiye'nin dört bir yanında sıfırdan kurduğumuz bin 500'ün üzerinde Ar-Ge ve tasarım merkezi ile 85 teknopark, yeni fikirlerin ürüne dönüşmesine ev sahipliği yapıyor." diye konuştu.

"Ülkemizin 21. yüzyıldaki konumunu güçlendirecek"
Bakan Varank, Türkiye'nin özellikle savunma sanayisinde tüm dünyanın konuştuğu yeni bir başarı hikayesi yazdığını vurgulayarak, bu alanda yüzde 20'lerde olan yerlilik oranının yüzde 70'lerin üzerine çıktığını ifade etti. 

Türkiye'yi her alanda yüksek teknoloji üreten ve teknolojiye yön veren ülkelerden biri haline getirmek istediklerini, Milli Teknoloji Hamlesi ruhuyla hazırlanan 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi'nin de bu vizyonun bir parçası olduğunun altını çizen Varank, şöyle konuştu: 

"Bugün ekonomik ve teknolojik bağımsızlığımızı güçlendirme yolunda, ülkemizin en büyük teknoparkı Bilişim Vadisi’ni resmen açıyoruz. Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubuna ev sahipliği yapan bu merkezdeki birçok girişim, kritik yerli ve milli teknolojilerin öncüsü olacak. Bilişim Vadisi’nin paydaşları olan kamu, üniversite, sanayi ve sivil toplum kuruluşları güçlü bir sinerji oluşturacaklar. Buradaki somut projelerle, küresel markalarımızın oluşmasını ve değeri milyar dolarla ölçülen Türk girişimlerinin ortaya çıkmasını sağlayacağız. Yoluna daha büyük adımlarla devam edecek olan Bilişim Vadisi, inanıyorum ki ülkemizin 21. yüzyıldaki konumunu güçlendirecek."

"17 yılın en büyük başarısı zihniyetleri dönüştürmek oldu"
Varank, geçmişte Vecihi Hürkuş, Nuri Demirağ gibi parlak isimlerin Türkiye'nin önünü açacak girişimlere niyetlendiklerini ve Devrim otomobili gibi cesaretli adımların atıldığını anımsatarak, "Ama maalesef yeterli ekosistem gelişmediğinden, en çok da bu işleri sahiplenecek, yüreklendirecek bir siyasi irade olmadığından böyle fevkalade önemli çabalar akim kaldı. Yerli, milli, özgün atılımları boğmaya çalışan zihniyet yüzünden birçok fırsatı kaçırmış olduk. İşte son 17 yılın belki de en büyük başarısı, bu zihniyetleri dönüştürmek oldu." değerlendirmesinde bulundu. 

Gencinden yaşlısına, girişimcisinden sanayicisine tüm milletin tarih boyu sahip olduğu özgüveni bu dönemde geri kazandığını dile getiren Varank, "Yıllarca bu millete 'yapamazsın, başaramazsın' diyenlere inat, 'en iyisini biz yaparız' dediğimiz günlere geldik. Türkiye'nin 60 yıllık hayali olan kendi otomobilini üretme fikrinin işte bu günlerde gerçeğe dönüşüyor olması asla bir tesadüf değil." dedi. 

"Sadece bir araba üretme projesi değil"
Varank, Türkiye'nin en güzide şirketlerinin bir araya gelerek Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın himayesinde Türkiye'nin Otomobilini dünyaya tanıttıklarını belirterek, şunları kaydetti: 

"Her biri birbirinden tecrübeli parlak zihinler burada, Bilişim Vadisi’ndeki Ar-Ge merkezinde bu otomobili geliştiriyorlar. Bu otomobil, tüm fikri ve sınai mülkiyet haklarıyla, mühendislik kararlarıyla Türkiye’nin otomobilidir. Bu otomobilden kazanılan her kuruş, Türkiye’nin kazancıdır. Bu gurur, 82 milyon vatandaşımızın, Türkiye'nin gururudur. Türkiye’nin Otomobili, sadece bir araba üretme projesi de değildir. Türkiye’nin yeni fırsat pencerelerini yakalama hamlesidir."

"Sektörün geleceğinde biz de varız diyoruz"
Otomotiv sektörünün köklü bir değişim sürecinden geçtiğine dikkati çeken Varank, bağlantılı, otonom ve elektrikli otomobil pazarının köklü markaların yanında yeni girişimlere çok büyük fırsatlar sağladığını anlattı. 

Varank, "Bugün, elektrikli ve bağlantılı araçlar, toplam araç satış gelirlerinin yalnızca yüzde 1'ine sahipken, 15 yıl sonra bu oran yüzde 40'lara çıkacak. Bu otomobilleri ve beraberindeki mobilite ekosisteminin içereceği tüm kritik teknolojileri özgün olarak geliştirme imkanımız var. İşte Türkiye'nin Otomobili ile küresel piyasada rekabet edecek markamızı oluşturuyor, sektörün geleceğinde 'biz de varız' diyoruz. Böylece otomotiv sektöründeki 32 milyar dolarlık ihracat kapasitemizi ve istihdam hacmini daha da yukarılara çekeceğiz." diye konuştu. 

Boy esprisi 
İlgili bakanlarla geliştirilecek araçlara uygun şarj altyapısını kurmak, kullanım alanlarını belirlemek ve hukuki düzenlemeleri tasarlamak için şimdiden çalışmalara başladıklarını belirten Varank, Türkiye’yi bu teknolojiye hazır hale getireceklerini söyledi. 

Varank, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın otomobilin tanıtılacağı tarihi açıklamasının ardından paylaştığı fotoğrafı hatırlatarak, "Bu gündeme düşünce ben de üstü örtülü iki aracın ortasında çektirdiğim bir fotoğrafı kamuoyuyla paylaştım. Bunun üzerine 'acaba arabalar mı büyük yoksa bakanın mı boyu kısa' diye oldukça yoğun tartışmalar oldu. Siz arabaların yanında durunca araçların boyutları hakkında soru işaretleri de sanırım tamamen ortadan kalkmış olacaktır." dedi.

HİSARCIKLIOĞLU: YARIM ASIRLIK HAYALE BİR ADIM DAHA YAKLAŞTIK

TOBB Başkanı ve TOGG Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, törende yaptığı konuşmada Türkiye’nin yarım asırlık hayaline bir adım daha yaklaştıklarını söyledi. Hisarcıklıoğlu sözlerine şöyle devam etti: “2017’de TOBB Genel Kurulu’nda sayın Cumhurbaşkanımız bize bir çağrı yapmış ve bu işi bizim üstlenmemizi istemişti. Biz de yola çıktık ve babayiğitlerimizi bir araya getirdik. Rabbimize şükürler olsun, verdiğimiz sözün arkasındayız. Otomotiv sektörü kabuk değiştiriyor. Ve bizim için yeni bir fırsat penceresi açılıyor. 1960’larda bu fırsatı kaçırmıştık. Devrim arabasına sahip çıkamamış ve Türkiye’nin otomobili yapamamıştık. Bugüne kadar çok denedik, çok konuştuk ama başaramadık. Ama bu sefer Allah’ın izniyle başaracağız.”

Bir otomobilden fazlasını yapıyoruz

“Niye Türkiye’nin otomobili diyoruz biliyor musunuz?” diyen Hisarcıklıoğlu, “Çünkü sadeceüretilmeyecek, markası da bizim olacak, patenti de bizim olacak, tasarımı da bizim olacak. Lisans almayacağız, lisans satacağız. Montaj yapmayacağız, montaj yaptıracağız. Başkasının patenti için çalışmayacağız, kendi patentlerimiz için yabancı mühendisleri çalıştıracağız. Allah’ın izni, milletimizin inancı, sonra Cumhurbaşkanımızın destekleriyle bu işi başaracağız. 2022’de de inşallah ilk aracımızı hep birlikte banttan indireceğiz. İşte bu yüzden, Türkiye’nin Otomobili, sadece yerli marka araba yapmak değildir. Türkiye’nin Otomobili bir otomobilden daha fazlasıdır. Türkiye’nin Otomobili meydan okumadır. Türkiye’nin Otomobili teknolojik dönüşümdür, küresel markadır, 20 bin ilave istihdamdır, 7,5 milyar dolar daha az cari açıktır.

KARAKAŞ: GAYRİ SAFİ MİLLİ HASILAYA 50 MİLYAR DOLAR KATKIDIR

Yeniliğe Yolculuk buluşmasında otomotivin mobilite ekosistemine dönüşümünü anlatan TOGG CEO’su M. Gürcan Karakaş da, dünyada oyunun kurallarının değiştiğine vurgu yaparak ‘Türkiye’nin Otomobili’ projesine doğru zamanda ve doğru yerde start verildiğini söyledi. Teknoloji alanında, sosyal alanlarda ve düzenleyici kurumların kararlarında etkisi yoğun biçimde hissedilen mega trendlerin otomobili ev ve işten sonra yeni bir yaşam alanına dönüştürdüğünü ifade eden Karakaş, “Bu dönüşümle otomotivdeki kâr havuzları el değiştiriyor. Sektörde büyüme talep bazlı mobilite, veri bazlı iş modelleri, otonom ve paylaşım çözümleri gibi daha kârlı yeni işlerden gelecek” diye konuştu. Karakaş, “Dünyada elektrikli ve bağlantılı otomobil yarışında herkes yolun başında. Bu yarışta çevik, yaratıcı, iş birliğine açık ve kullanıcı odaklı organizasyonlar başarılı olacak. Biz de doğru zamanda doğru yerdeyiz” diye sözlerine devam etti.

Üretecekleri ilk aracın bir SUV olduğunu belirten Karakaş, bunun nedenini ise şöyle anlattı:

“Dünyada ve Türkiye’de son 5 yılda en hızlı büyüyen ve gelecek 5 yılda en hızlı büyüyecek segment SUV. Bunun yanında Türk tüketicilerinin sahip olmayı en fazla istediği ancak yerli alternatifin yok denecek kadar az olduğu bu segmentin beğenilen bir marka oluşturmak için en uygun başlangıç olduğunu biliyoruz.”

Fikri ve sınai mülkiyet hakları yüzde 100 Türkiye’nin
Türkiye’nin Otomobili’nin fikri ve sınai mülkiyet haklarının yüzde 100 Türkiye’ye ait olduğunu belirten M. Gürcan Karakaş, “Profesyonel bir bütünlükle, Türkiye’nin küresel markasını ortaya çıkarmak için var gücümüzle ve dünyanın en iyileriyle çalışıyoruz. Daha yola çıkarken 15 yıllık yol haritamızı adım adım planladık. Ortalama iş tecrübeleri 10 yılın üzerinde, işinin ehli, işine adanmış, küresel tecrübesi olan, ağırlıklı mühendislerden kurulu bir ekip oluşturduk. Her geçen gün büyüyen ekibimiz 114 kişiye ulaştı. Çevik, hızlı kararlar alabilen bir organizasyon oluşturduk ve kullanıcı odaklı bir yaklaşım benimseyerek, her faaliyetimizde pazar ve kullanıcı beklentilerine kulak veriyoruz. Ülkemizin tüm tecrübe ve yetkinliklerini önemsiyoruz. Varsa ülkemizdeki, ülkemizde henüz yoksa dünyadaki en iyi iş ortaklarını bulup onlarla kendi mühendislerimizin yönetiminde iş birliği yaptık, yapmaya devam ediyoruz. En önemlisi, dünyanın önemli oyuncularını inceleyerek ve kıyaslayarak belirlediğimiz “olmazsa olmaz başarı kriterlerinden” taviz vermeden yol alıyoruz. Yeni bir otomobil markasını inşa ederken aynı zamanda küresel bir marka ortaya çıkarıp dünya ile rekabete giriyoruz. Geniş ürün gamıyla, tasarımsal cazibesi, teknolojik yetenekleri, endüstriyel gücü ve kültürümüzden ilham alan detayları ile Türkiye’nin Otomobili’ne kavuşacağız” dedi.

Teknolojik dönüşümü gerçekleştirmek için ülkelerde uygulama platformlarına ihtiyaç duyulduğunun altını çizen Karakaş “Otomobilin akıllı bir cihaza dönüşmesi sürecinde ortaya çıkacak yeni teknoloji ve yeni iş fikirlerinin uygulanabilmesi, kullanıcılara ulaştırılabilmesi için bir platform haline geleceğiz. Teknolojinin zirvesinde gezinen, mühendisliği ile meydan okuyan, Türkiye’nin üretim gücü ve yetkinlikleriyle ortaya çıkan ‘Türkiye’nin Otomobili’ etrafında oluşacak mobilite ekosistemimiz birçok yeni iş modellerini ve girişimleri tetikleyecek. Bunun dünyada da ses getireceğine inanıyoruz” diye konuştu.

Cep telefonundaki dönüşüm otomobilde de yaşanıyor

Türkiye’nin Otomobili’nin, beraberinde bir mobilite ekosisteminin oluşmasına da olanak sağlayacağını söyleyen M. Gürcan Karakaş, “Müşteri beklentileri değişiyor, cep telefonlarının akıllı telefonlara dönüşümünde yaşananlar otomobil dünyasında yineleniyor. Otomobil akıllı bir cihaza, yeni bir yaşam alanına dönüşüyor. Bu trendi gözeterek geliştirdiğimiz otomobilimiz bir teknoloji platformu olarak birçok sektörde yeni girişimlerin uygulama alanı olacak ve dünyaya açılmalarının önünü açacak” diye konuştu.

Karakaş, “Klasik otomotiv endüstrisi, yerini daha güvenli, verimli, zaman kazandıran ve ulaşım bütünlüğü sağlayan mobilite ekosistemine bırakıyor. Klasik dünyanın büyük otomotiv şirketleri dönüşmekte zorlanırken daha çevik, yaratıcı, iş birliğine açık, kullanıcı odaklı TOGG’un da içinde yer aldığı yeni girişimlerin otomotiv endüstrisinin kâr havuzundan alacağı pay her geçen gün daha fazla artıyor. TOGG Türkiye’de tedarik sanayiinin de dönüşerek geleceğin mobilite dünyasında varlığını sürdürmesine öncülük ederek katkıda bulunuyor” dedi.

Konuşmasında küresel bir marka oluşturma hedeflerini de ifade eden TOGG CEO’su Karakaş, tıpkı üründe olduğu gibi marka çalışmalarına da pazar araştırmasıyla başladıklarını, hedef kitleyi belirleyip müşterilerin beklentilerini bilinçaltı boyutunda anlamak için ileri araştırmalar yaptıklarını anlattı. “Marka özümüzü bu doğrultuda tanımladık” diyen Karakaş, “Şu anda marka adını belirleme ve test etme aşamasındayız, önümüzdeki yılın ortasına kadar da tamamlayacağız. Özgün, güçlü, özgüvenli, dönüşen, dönüştüren, samimi ve yenilikçi bir öze sahip olması gereken marka ismini belirlerken çekici, kültürel ve global dile uygun ve tescil edilebilir olması önemlidir” şeklinde konuştu.

“TOGG tasarım ekibinin yanında deneyimli tasarımcı Murat Günak da vardı”
TOGG’un ‘Yeniliğe Yolculuk’ buluşması sunumunun sonunda, ilk kez gün ışığına çıkan Türkiye’nin Otomobili’nin tasarım sürecini de anlatan Gürcan Karakaş, tasarım hedeflerini ve aracın teknik tanımını pazar araştırmalardan çıkan sonuçlara dayanarak 6 kişilik TOGG ekibiyle gerçekleştirdiklerini belirterek “Hem başlangıçta yerli ve yabancı 18 olan tasarım evi sayısının 3’e indirilmesinde, hem nihai tasarım temasının oluşumunda hem de bu temayı 3 boyutlu hale getiren Pininfarina’nın seçimi sürecinde dünyaca ünlü tasarımcımız Murat Günak’tan destek aldık. Kültürümüzden ilham alarak geliştirdiğimiz ve sahibi olduğumuz özgün tasarımımızı eylül ayında uluslararası boyutta tescil ettirdik” dedi.

M. Gürcan Karakaş sözlerinin sonunda, #Yeniliğeyolculuk’un aynı zamanda #YeniLige yolculuk olduğunu ve TOGG’un küresel mobilite dünyasının yeni liginde Türkiye’yi gururla temsil edecek ilk şirket olacağını vurguladı. Sözlerini “Yeniliğe yolculuğumuza eşlik ettiğiniz için teşekkür ederiz, yeni lige hoş geldiniz” diye tamamladı.

300+ ve 500+ KİLOMETRE MENZİL OPSİYONLARI MEVCUT

Segmentinin en uzun aks mesafesine sahip otomobilin teknik özelliklerine ilişkin bilgiler de ilk kez paylaşıldı.

Buna göre, Türkiye'nin Otomobili, 30 dakikanın altında hızlı şarj ile yüzde 80 doluluğa ulaşacak. Doğuştan elektrikli modüler platform ile 300+ ve 500+ kilometre menzil opsiyonlarına sahip olacak otomobil, merkeze sürekli bağlı olacak ve güncellemeleri uzaktan 4G/5G bağlantısıyla alabilecek.

Gelişmiş batarya yönetim ve aktif termal yönetim sistemlerinin sağladığı uzun ömürlü batarya paketine sahip olan otomobil, 200 beygir güç ile 7,6 saniye, 400 beygir güç ile de 4,8 saniye altında 0-100 km/s hızlanabilecek.

Euro NCAP 5 yıldız seviyesine uyumlu, platforma entegre edilmiş batarya ile yüksek çarpışma dayanımı ve yüzde 30 daha fazla burulma direncine sahip olacak. Araç menziline yüzde 20'ye kadar katkı sağlayan geri kazanımlı frenleme de otomobilin önemli özelliklerinden biri olarak öne çıkıyor. 

Hedeflenen teknolojik dönüşümün öncülerinden biri olacak

Öte yandan TOGG'dan yapılan açıklamaya göre, TOGG'un kuruluşundan bugüne geçen 18 ayda aldığı mesafeyi ve Türkiye’de teknolojik dönüşüme nasıl öncülük edeceği paylaşılacak.

Resmi kuruluşu 28 Haziran 2018'de gerçekleşen ve kuruluşundan 18 ay sonra 3 boyutlu ilk modelini ve bir konsept aracını gün ışığına çıkaran TOGG, Türk Otomotiv endüstrisinin kalbi olan Marmara Bölgesi’nde kurulacak fabrikasının temelini 2020 yılında atacak. 2030 yılına kadar ise fikri ve sınai mülkiyet hakları tamamen kendisine ait bir ortak e-platform üzerine 5 farklı model üretecek. 

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 2023 hedefleri içinde stratejik öneme sahip projelerden biri olarak değerlendirilen Türkiye’nin Otomobili, hedeflenen teknolojik dönüşümün öncülerinden biri olacak.

Bir otomobilden daha fazlası; Yeni akıllı yaşam alanı

Bugün ön gösterimi yapılacak yüzde 100 elektrikli otomobilin önemli özellikleri olacak. 

Bir otomobilden daha fazlasını sunan akıllı teknolojiler ile otomobil ev ve iş yerlerinden sonra üçüncü bir yaşam alanı olacak.

Türkiye’nin otomobili bağlantılı altyapısıyla sürekli internetin içinde yerini alacak, internete bağlanabilmek için farklı bir cihaza ihtiyaç duymayacak. Otomobil, tüm akıllı şehir altyapısı, elektrik şebekesi, cihazlar, evler ve binalar ile iletişim halinde olacak ve yaşamın birçok farklı alanında kullanıcısının yerine düşünen bir asistana dönüşecek. İlerleyen yıllarda, özellikle 5G teknolojisinin yaygınlaşmasıyla birlikte bağlantılı otomobil akıllı yaşamın merkezine yerleşecek ve mobilite ekosistemi içinde doğacak yeni hizmetler kullanıcıların hayatına değer katan ve kolaylaştıran farklı bir mobilite deneyimi yaşatacak.

Farklı bir deneyim; Holografik asistan

Türkiye’nin otomobili, sadece elektrikli, bağlantılı ve akıllı olmasıyla değil, sahip olacağı yenilikçi ve yıkıcı teknolojiler ile de kullanıcılarının otomobil deneyimini farklı bir boyuta taşımayı hedefliyor.

Bu doğrultuda, 2023 yılından itibaren dünyada ilk kez Türkiye’nin otomobilinde kullanılmaya başlanacak olan “Holografik Asistan” teknolojisi için hazırlıklarını sürdürüyor. Bu yenilikçi asistan, sıradan bir sanal gösterge panelinin çok ötesinde bir kullanıcı deneyimi yaşatmak amacı ile ileri göz takip algoritmaları ve holografik üç boyutlu görüntüleme teknolojilerinden faydalanacak. “Holografik Asistan” teknolojisi günümüzde otomobil içerisinde kullanılmakta olan 2 boyutlu ekran teknolojilerinin yerine ilk kez üç boyutlu görüntüleme ve artırılmış gerçekliği getirerek araç içi deneyimini sil baştan şekillendirecek.

Bu teknoloji sayesinde sürücü gözünü yoldan ayırmadan aracın gösterge ekranında verilen bilgileri görmekle kalmayacak, aynı zamanda yol ve çevre hakkında ihtiyacı olabilecek diğer tüm bilgilere ulaşabilecek. Artırılmış gerçeklik ve 3 boyut ile zenginleştirilmiş görüntü sayesinde navigasyon ve diğer sürücü destek sistemlerini daha kolay bir şekilde kullanarak güvenli, konforlu ve interaktif bir sürüş imkanı bulacak. TOGG bu yıkıcı teknolojinin otomotiv sektöründeki ilk uygulayıcısı olarak kullanıcılarına bu benzersiz sürüş deneyimini sunan ilk mobilite şirketi olmayı hedefliyor.

Tamamen yeni doğuştan elektrikli modüler araç platformu

TOGG otomobil gamının tüm modellerine altyapı oluşturacak tamamen yeni ve doğuştan elektrikli araç platformunu özgün, modüler ve üstün olmak üzere 3 ana başlık ile tanımlıyor. 

TOGG bu başlıkların içeriğini "Otomotiv sektöründe daha önce ortaya çıkarılmış hiçbir platform ile ilişkisi olmayan, tamamıyla TOGG mühendisleri tarafından geliştirilen ve tüm fikri ve sınai mülkiyet hakları yüzde 100 TOGG’a ait olan, yüksek teknolojiye sahip doğuştan elektrikli ve bağlantılı platform... Azami verimlilik, konfor, dayanıklılık ve güvenlik gerekliliklerini bir arada sağlayabilen; farklı genişlik ve uzunluklara olanak veren modüler mimari... Sınıfının en uzun aks mesafesini sunarak otomobil içindeki yaşam alanının genişlik, ferahlık ve konforunu en üst düzeye taşıyan altyapı..." şeklinde sıralıyor.

Evlerde, ofislerde ve yol üzerindeki istasyonlarda şarj edilebilecek

Düşük toplam sahip olma maliyeti; sessiz, keyifli ve sıfır emisyonla temiz bir sürüş, elektrikli otomobillerin içten yanmalı otomobillere göre sağladığı en temel avantajlar olarak öne çıkıyor. 

Türkiye’nin Otomobili, yollara çıkacağı 2022 yılına kadar TOGG’un öncülüğünde yayılımını sağlayacak geniş kapsamlı şarj altyapısı sayesinde evlerde, ofislerde ve yol üzerindeki istasyonlarda şarj edilebilecek. Bağlantılı ve akıllı bir otomobil olmanın sunacağı teknolojik imkanlar ile kullanıcılar otomobillerinin şarjını kolaylıkla planlayıp yönetebilecek.

 

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Cumhurbaşkanı, Erdoğan, tanıttı..., İşte, Türkiye'nin, otomobili,
Haber Videosu
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Özlü Sözler
Tek olan şey bölünme kabul etmez, gerçek tekdir.


Hz. Muhammed
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı