<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
                <rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
                <channel>
                  <title>GÜNDEM</title>
                  <link>http://globalekonomi.com.tr/gundem</link>
                  <description>En güncel GÜNDEM Haberleri. Son dakika GÜNDEM haberlerini buradan takip edebilirsiniz.</description><item>
                                <title>Er Sevag'ın ölümünde karar çıktı</title>
                                <description><![CDATA[Vatani görevini yaparken er Sevag Şahin Balıkçı'yı kazara öldürdüğü iddiasıyla yargılanan sanık Kıvanç Ağaoğlu'na 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası verildi.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Er Sevag Şahin Balıkçı'yı, Batman'ın Kozluk ilçesi Gümüşörgü Karakolu'nda vatani görevini yaparken kazara öldürdüğü iddia edilen sanık Kıvanç Ağaoğlu 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldı.Diyarbakır 2. Taktik Hava Kuvvet Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasına, tutuksuz yargılanan sanıklar Kıvanç Ağaoğlu ile Astsubay Çavuş Sadrettin Ersöz katıldı.Duruşmada, maktul Balıkçı'nın babası Garabet ve annesi Ani Balıkçı ile avukatlar da hazır bulundu.Müdahil avukatı İsmail Cem Halavut, asker ölümlerine ilişkin ihmal iddialarının daha ciddi ve komplike şekilde bir sistem sorunu olarak ele alınması gerektiğini düşündüklerini savundu.Halavut, denetimsiz hiçbir kurala uyulmayan ve karakolda görev yapan Sadrettin Ersöz'in aynı zamanda bu sistemin mağduru olduğunu belirterek, şöyle dedi:''Ersöz, bu davada olay günü nöbetçi olduğu için karşımızda bulunuyor. Karakolda daha tecrübeli olan 1988 yılında orduda göreve başlamış Kenan Üzyetici'nin de sorumluluğu vardır. Hatta karakolda denetim görevlerini yapan sıralı amirlerde yargılanmalıdır. Sevag olayı olduktan sonra duruşmaların devam ettiği sıralarda Türkiye'de iki olay oldu. Bu olaylardan biri Uludere olayıdır. Diğer olay ise Afyon'daki patlamadır. Demokratik bir ülkede bunların yaşanması durumunda Genelkurmay Başkanı'nın ve hatta Savunma Bakanı'nın istifa etmesi beklenir. Bu kişilerin istifa etmediği ülkemizde bu olayın sadece Sadrettin Ersöz'ün üzerine yıkılması sistemin kendisini aklama çabasıdır. Bu nedenle Ersöz ile ilgili tüm takdiri ve yasal indirimlerin uygulanması gerektiğini düşünüyorum.''Sanık Avukatı İbrahim Gök ise müvekkilinin olaydan sonra antidepresan ilaçlar kullandığını ifade ederek,'' Olay nedeniyle kendisi ve ailesi ruhen çöküntü yaşıyor. Olayın Ermeni Soykırımı'nın yıl dönümü olan 24 Nisan günü yaşanması üzüntü vericidir. Müvekkilimin içinde bulunduğu durum farklı şekilde yansıtılmaya çalışılmıştır. Müvekkilim olaydan sonra tutuklanmıştır. 3 ay boyunca cezaevinde kalmıştır''dedi.Sanık Kıvanç Ağaoğlu da mahkemenin iki yıldır devam ettiğini aktararak, burada kendisine ve ailesini ırkçı yakıştırmaların yapıldığını savundu.KararMahkeme heyeti verdiği aranın ardından, sanık Kıvanç Ağaoğlu'nun birlikte görev yaptığı Er Sevag Şahin Balıkçı'yı ''taksirle öldürmek suretiyle, silahında dikkatsizlik sonucu bir kişinin ölümüne sebebiyet vermek'' suçunu işlediği gerekçesiyle 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasına çarptırdı.Mahkeme, sanık Astsubay Çavuş Sadrettin Ersöz'ün ise ''ihmal suretiyle görevi kötüye kullanmak'' suçunu işlediği gerekçesiyle 5 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi.Mahkeme heyeti ayrıca sanık Ersöz'ün, mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasını da kararlaştırdı.]]></content:encoded>
                                <image>http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/20130327_863882.jpg</image>
                                <media:content url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/20130327_863882.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/20130327_863882.jpg"/>
                                <enclosure url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/20130327_863882.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://globalekonomi.com.tr/er-sevagin-olumunde-karar-cikti-3682</link>
                                <pubDate>Tue, 26 Mar 2013 15:23:23 +0200</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Yüreklerdeki öfke ve kin ateşini de söndürmeliyiz</title>
                                <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Görmez, çözüm sürecine ilişkin ''Sadece dağlarda silahlardan çıkan ateşi değil, yüreklerde  oluşmuş kin ve öfke ateşini de söndürmeliyiz'' dedi.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[ İzmir Valisi Cahit Kıraç'ı ziyaret eden Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Başkanlık olarak çağı doğru okumak için toplantılar düzenlediklerini, bu amaçla İzmir'deki din görevlileriyle bir araya geldiklerini söyledi.Vali Kıraç da ziyareti dolayısıyla Görmez'e teşekkür etti. Görmez, bir gazetecinin çözüm sürecine ilişkin değerlendirmesini sorması üzerine, Türkiye'de birlik, beraberliğin ve kardeşliğin tesis edilmesinin herkesten önce varlık amacı kardeşlik olan Diyanet camiasını sevindireceğini söyledi.Kardeşliğin, kardeşlik edebiyatı ile değil, kardeşlik ahlakı ve hukukuyla oluşturulabileceğini vurgulayan Görmez, bu konuda herkese görevler düştüğünü kaydetti. Görmez, Türkiye'nin 30 yıldır tüm enerjisini alan terörün sona ermesinin en büyük temennileri olduğunu dile getirerek, şöyle konuştu:''Din de dil de Allah'ın. Allah'ın dinini, rahmet yüklü mesajı insanlara anlatmak için dil sınırlaması getirmek doğru değil. İbadette bir resmi dil vardır. İslam dininin ibadetlerinde malumunuz namaz kılarken Kur'anı Kerim'in orijinal metnini okuyoruz. Ancak insanlara dinin rahmet mesajını anlatırken... Bugün din görevlileriyle buluştuğumuzda, burası bir turizm kenti, her mihrap görevlisinin Türkçe'nin dışında bir başka dil bilmesi gerektiği üzerinde durdum. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde görev yapan tüm arkadaşlarımızın ortak gönül dilini yakalayacak, bulacak her türlü çalışma ve çabası içerisinde olması gerektiğini düşünüyorum.''Silahların susmasının herkesi mutlu edeceğini, ancak gönüllerdeki ateşi söndürmenin önemli olduğunu belirten Görmez, ''Sadece dağlarda silahlardan çıkan ateşi değil, yüreklerde oluşmuş kin ve öfke ateşini de söndürmeliyiz. Diyanet İşleri olarak gerek camide gerek cami dışında en büyük görev olarak bunu yapabileceğimizi ifade edebilirim. Yüreklerde yanlış olarak tutuşturulan kin ve öfke ateşlerini söndürmek için elimizden gelen her türlü gayreti sarf edeceğiz. Bunu vatandaşlarımız hangi dilden anlıyorsa o dille izah edeceğiz'' diye konuştu. İzmir'e protokol camisi müjdesiGörmez, daha sonra İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nu ziyaret etti.Çokluk içinde birlik, birlik içinde çokluk felsefesini İzmir'de görmekten mutluluk duyduğunu ifade eden Görmez, Kocaoğlu ile görüşmesinde protokol camisinin müjdesini aldığını, bunun sevindirici bir haber olduğunu söyledi.Kocaoğlu da protokol camisinin Üçkuyular Vapur İskelesi karşısındaki 20 dönümlük alana inşa edilmesinin düşünüldüğünü belirtti.Görmez, bir gazetecinin din görevlileriyle buluştuğu toplantıda ''İzmir'in manevi hayatının ayağa kaldırılması'' ve ''İzmir'de farklı bir dindarlığın olduğu'' şeklindeki ifadelerini hatırlatması üzerine, ''Sadece İzmir'le ilgili değil, tüm ülkenin manevi hayatının son derece önemli olduğunu'' anlatarak, ''İzmir'deki irfan geleneğini görmekten mutluluk duyuyorum. Farklı dindarlığı derken daha barışçı, insanları birleştiren gönül diline sahip bir dindarlığı var'' dedi.]]></content:encoded>
                                <image>http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/20130327_747707.jpg</image>
                                <media:content url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/20130327_747707.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/20130327_747707.jpg"/>
                                <enclosure url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/20130327_747707.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://globalekonomi.com.tr/yureklerdeki-ofke-ve-kin-atesini-de-sondurmeliyiz-3686</link>
                                <pubDate>Tue, 26 Mar 2013 15:29:28 +0200</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Hükümet gereğini yapar</title>
                                <description><![CDATA[TBMM Başkanı Cemil Çiçek, hükümetin çözüm sürecinde yasal düzenlemeye ihtiyaç duyması halinde gereğini yapacağını belirtti.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[ Çiçek, Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsünde (TODAİE) düzenlenen II. Kamu Etiği Kongresi'nin açılışına gelirken basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.Çözüm süreci kapsamında yasal bir düzenleme talebinin olduğunun hatırlatılması ve nasıl bir düzenleme yapılabileceğinin sorulması üzerine Çiçek şunları söyledi:''Bu işlerin muhatabı Hükümet. Bir ihtiyaç duyuyor mu duymuyor mu, nasıl bir planlama yapıyor, onu bilmiyorum. Bilmediğim konuyla ilgili de 'Şuna ihtiyaç var, buna ihtiyaç yoktur' tarzındaki bir değerlendirme yapmam doğru da uygun da olmaz. Bir ihtiyaç duyarsa elbette Hükümet, bunun gereği neyse onu yapar.Ama biri ihtiyaç duyuyor diye bir başkası ihtiyaç duymuyor olabilir. Onun için birinin lafını alıp ötekine, ötekininkini bana getirirseniz bu işin içinden çıkamayız.'']]></content:encoded>
                                <image>http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/20130327_782600.jpg</image>
                                <media:content url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/20130327_782600.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/20130327_782600.jpg"/>
                                <enclosure url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/20130327_782600.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://globalekonomi.com.tr/hukumet-geregini-yapar-3692</link>
                                <pubDate>Tue, 26 Mar 2013 15:34:12 +0200</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>12 bin Müslüman evlerinden oldu</title>
                                <description><![CDATA[Myanmar'da Müslümanlara yönelik şiddet olaylarında 8 cami ve 50'den fazla ev kundaklanırken, 40 kişi hayatını kaybetti.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[ Etnik çatışmaların devam ettiği Myanmar'da çoğunluğu Müslüman 12 bin kişi evlerinden olurken, son 1 hafta içinde 8 cami ve 50'den fazla ev kundaklamalar sonucu kullanılamaz hale geldi.Bago bölgesindeki Nattanlin'de, dün gece toplanan 200 kadar köylü bir camiyi ve birkaç evi ateşe verirken, hayatlarından endişe eden Müslümanlar evlerini terk etmek zorunda kaldı.Çatışmaların devam ettiği Gyobingauk, Otepho ve Min Hla kasabalarında gece sokağa çıkma yasağı ilan eden hükümet, bölgede olağanüstü hal uygulamaya başladı.BM Genel Sekreteri'nin Myanmar Özel Temsilcisi Vijay Nambiar, salı günü bölgeye yaptığı ziyarette durumu ''acımasızlık'' olarak değerlendirmişti.Myanmar Devlet Başkanı Thein Sein ise çatışmalar üzerine cuma günü ülkenin orta kesiminde olağanüstü hal ilan etmiş ve çoğu Müslüman 12 bin kişinin evlerinden olduğu Meikhtila kentine asker konuşlandırmıştı.]]></content:encoded>
                                <image>http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/20130327_746802.jpg</image>
                                <media:content url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/20130327_746802.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/20130327_746802.jpg"/>
                                <enclosure url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/20130327_746802.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://globalekonomi.com.tr/12-bin-musluman-evlerinden-oldu-3690</link>
                                <pubDate>Tue, 26 Mar 2013 16:02:39 +0200</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Çalışma Meclisi 9 yıl aradan sonra toplanıyor</title>
                                <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çelik, Çalışma Meclisini "taşeron, kıdem tazminatı, özel istihdam büroları aracılığıyla geçici iş ilişkisi ve istihdam" konularını görüşmek için toplantıya çağırdı.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[ Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Çalışma Meclisini ''taşeron, kıdem tazminatı, özel istihdam büroları aracılığıyla geçici iş ilişkisi, sendikal örgütlenme, toplu iş sözleşmelerinde yetki, iş sağlığı ve güvenliği ile istihdam'' konularını görüşmek için eylül ayında toplantıya çağırdı.Bakan Çelik imzasıyla sosyal taraflara gönderilen yazıda, Bakanlığın teşkilat ve görevleri hakkındaki kanunda Çalışma Meclisinin yılda bir toplanması hükmü yer aldığı belirtilerek, Meclisin çalışma hayatının düzenlenmesi, işçi ve işveren ilişkilerinde çalışma barışının sağlanmasını kolaylaştırıcı tedbirler alınması, mevcut ve muhtemel meseleler ile çözüm yollarının araştırılması amacıyla toplandığı ifade edildi.İlk toplantısını 1947 yılında yapan Çalışma Meclisi, en son 2004 yılında ''istihdamın artırılması, kayıt dışı işçiliğin önlenmesi ve kıdem tazminatı fonu'' konularını ele almıştı.]]></content:encoded>
                                <image>http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/20130327_021174.jpg</image>
                                <media:content url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/20130327_021174.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/20130327_021174.jpg"/>
                                <enclosure url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/20130327_021174.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://globalekonomi.com.tr/calisma-meclisi-9-yil-aradan-sonra-toplaniyor-3697</link>
                                <pubDate>Tue, 26 Mar 2013 16:06:35 +0200</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>ABD'de bin dolarlık paskalya yumurtası</title>
                                <description><![CDATA[ABD'nin New York kentindeki bir pastanede bin dolara satışa sunulan 10 kilogram ağırlığındaki paskalya yumurtası alıcısını bekliyor.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[ New York kentinde Manhattan&#39;daki Sugar and Plumm adlı pastane, çikolatadan yapılan tavşan ya da yumurta hediye etmenin gelenek olduğu paskalya günü nedeniyle dev boyutlu bir yumurtayı satışa sundu.

Çikolatası Venezuela&#39;dan getirtilen 10 kilogram ağırlığında ve 1 metre boyundaki paskalya yumurtasına bin dolar fiyat etiketi konuldu.

Angry Birds oyunundan esinlenerek hazırlanan yumurtanın üzerine farklı boyut ve görünümde çok sayıda tavuk ve uğur böceği figürleri yerleştirildi.

Aynı zamanda pastanenin internet sitesinde online olarak da satışta bulunan yumurta, özellikle çocukların ilgi odağı oldu.

Paskalya Bayramı bu yıl 31 Mart&#39;ta kutlanacak.
]]></content:encoded>
                                <image>http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/20130327_786068.jpg</image>
                                <media:content url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/20130327_786068.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/20130327_786068.jpg"/>
                                <enclosure url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/20130327_786068.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://globalekonomi.com.tr/abdde-bin-dolarlik-paskalya-yumurtasi-3702</link>
                                <pubDate>Tue, 26 Mar 2013 16:20:18 +0200</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>2 milyon aday için son hafta</title>
                                <description><![CDATA[Yaklaşık 2 milyon adayın gireceği üniversiteye girişte ilk aşama olan YGS, pazar günü yapılacak.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[ Toplam 1 milyon 851 bin 326 adayın gireceği YGS,  24 Mart Pazar günü saat 10.00'da başlayacak ve 160 dakika sürecek.Adaylar sınava giderken yanlarında sınav giriş belgesini bulundurmaları gerekiyor. Sınava giriş belgesinin yanında adayların nüfus cüzdanı veya pasaportunu da yanında bulundurması gerekiyor.YGS'de bu yıl ilk kez, adaylara din kültürü ve ahlak bilgisi dersinden soru yöneltilecek.YGS'de en az bir puan türünde 140 ve üzeri puan alamayan adayların, YGS puanlarıyla bir yükseköğretim programını tercih etme (sınavsız geçiş hakkı olanlar hariç) ve LYS'lere girme hakları bulunmuyor.Üniversiteye girişte ikinci aşama olan Lisans Yerleştirme Sınavları'na (LYS) 22-29 Nisan 2013 tarihleri arasında başvurulacak.]]></content:encoded>
                                <image>http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/20130327_102103.jpg</image>
                                <media:content url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/20130327_102103.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/20130327_102103.jpg"/>
                                <enclosure url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/20130327_102103.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://globalekonomi.com.tr/2-milyon-aday-icin-son-hafta-3703</link>
                                <pubDate>Tue, 26 Mar 2013 16:21:13 +0200</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>İhsanoğlu'nun adaylığı nasıl kararlaştırıldı?</title>
                                <description><![CDATA[CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Ekmeleddin İhsanoğlu aday göstererek kendi geleceğini de tehlikeye mi attı. Can Dündar olay yaratan yazısıyla bugün bu soruların cevaplarını aradı.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Ekmeleddin İhsanoğlu aday göstererek kendi geleceğini de tehlikeye mi attı. Can Dündar olay yaratan yazısıyla bugün bu soruların cevaplarını aradı. "CHP’de İhsanoğlu çatlağı" başlıklı bugünkü yazısında Cumhuriyet gazetesi yazarı Can Dündar, çarpıcı bir idda ortaya attı. Dündar, İhsanoğlu&#39;nun adaylığının İstanbul Sanayi Odası (İSO) eski başkanlarından Memduh Hacıoğlu&#39;nun evindeki yemekte kararlaştırıldığını yazdı. Dündar, ayrıca Kemal Kılıçdaroğlu&#39;nun bu kararıyla genel başkanlığını tehlikeye attığını savunarak "Genel seçim arifesinde bu intihar dalışına değer miydi?" diye sordu. Can Dündar&#39;ın bugünkü yazısı şöyle: İHSANOĞLU&#39;NA KARŞI OLANLAR İSYAN ETTİ CHP içten içe kaynıyor. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun adaylığı, partiyi birbirine kattı. Adaylık başvurusu için milletvekili imzasının da şart koşulması, İhsanoğlu ismine karşı olanları isyan ettirdi. Adaylığı, “CHP’nin hepten sağa dümen kırmasının tescili” olarak görenler, buna alet olmak istemiyor.
]]></content:encoded>
                                <image>http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/taliban_militanlarinin_saldiri_anindaki_korkunc_konusmasi_h3966_dab0ca552c5e896953b5.png</image>
                                <media:content url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/taliban_militanlarinin_saldiri_anindaki_korkunc_konusmasi_h3966_dab0ca552c5e896953b5.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/taliban_militanlarinin_saldiri_anindaki_korkunc_konusmasi_h3966_dab0ca552c5e896953b5.png"/>
                                <enclosure url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/taliban_militanlarinin_saldiri_anindaki_korkunc_konusmasi_h3966_dab0ca552c5e896953b5.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://globalekonomi.com.tr/ihsanoglunun-adayligi-nasil-kararlastirildi-4175</link>
                                <pubDate>Wed, 14 Jan 2015 16:47:07 +0200</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Marmarisʹte polis 4 günde 4 yangının çıkmasının ardından eşkali belirlenen şüphelilerin peşine düştü</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Marmarisʹin Beldibi Mahallesiʹnde, yerleşim yerlerine bitişik kızılçam ağaçlarının bulunduğu sık orman alanında, bugün saat 15.30 sıralarında yangın çıktı. Bölgeden yükselen dumanları gören bir beyaz eşya firmasının teknisyeni Murat Aydın, orman ve itfaiye ekiplerine yangını bildirdi. Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Müdürlüğüʹne bağlı 2 itfaiye aracı ile orman ekiplerine ait 3 arazöz, 20 orman işçisi, 10 yangın müdahale ekibi ve 1 helikopter söndürme çalışması yaptı. Havadan ve karadan müdahaleyle yangın, yerleşim yerlerine sıçramadan söndürüldü. POLİS 2 ŞÜPHELİ İKİ KİŞİ İÇİN TEYAKKUZA GEÇTİ19 Ağustosʹta çıkan yangında 3, 20 Ağustosʹtaki yangında 3, bugün ise 1 olmak üzere son 4 gün içinde bölgede 6 dönümlük alan yandı. Marmaris İlçe Emniyet Müdürlüğüʹne bağlı asayiş, terör, trafik ve istihbarat ekipleri, yangından 10 dakika önce bir motosiklet üzerinde zayıf yapılı, kirli sakallı ve düzgün giyimli iki kişinin hızla bölgeden uzaklaştığı yönünde iddialar üzerine ormanlık alanda geniş çaplı arama başlattı. 50 polis şüphelileri bulmak için 1 hektar kızılçam ve makilik alanla kaplı sarp dağ eteklerinde aramalarını sürdürdü. Aramalara Muğla Emniyet Müdürlüğüʹne bağlı helikopter havadan destek verdi. Yangının çıktığı yerin 25 metre uzağında ise çakmak bulundu. Muhafaza altına alınan çakmak üzerinde parmak izi araştırması yapıldı. Mahalle sakinleri ormana çıkan patika yollarda köpekleri ile dolaşarak nöbete başladı. Ormanlık alana çıkan yollarda ve apartmanlardaki güvenlik kameraları inceleme altına alındı. ʹPOLİSLERİMİZLE BERABER NÖBET TUTACAĞIZʹMahalledeki bir sitenin yöneticisi Murat Akgün, ʹSitemizde dostlarımızla beraber bekliyoruz. İki gün önce iki defa bugünde iki olmak üzere toplam 4 defa yangın çıkarıldı. Görsek gerekeni kendimiz yapar güvenlik güçlerine teslim ederiz. Korku ve panik içindeyiz. Polislerimizle beraber nöbet tutacağız. Vatan hainliği bu olsa gerekʹ dedi. İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin sabotaj ihtimaline karşı 3 araç ve 6 kişi yaya olmak üzere bölgede sürekli devriye gezeceği öğrenildi. Yangını görünce yetkililere bildiren Murat Aydın, ʹTamir işi için mahalleye geldiğimde dumanları görerek, hemen itfaiye ve ormanı aradım. İşimi bırakarak, gelen itfaiye ekiplerine söndürmede yardımcı oldumʹ dedi. AYNI ORMANLIK ALANDA 4ʹÜNCÜ YANGINMarmarisʹin Beldibi Mahallesiʹndeki ormanlık alanda saat 17.45 sıralarında 4ʹüncü yangın çıktı. Saat 15.30 sıralarında çıkan ve 1 dönüm alanın zarar gördüğü alana 25 metre mesafede çıkan ikinci yangın kısa sürede söndürüldü. Son 4 gün içinde, aynı bölgede ve aynı saatlerde 4ʹüncü kez orman yangını çıkmış oldu. Polis ekipleri, ormanlık alanda bir şüphelinin görülmesi üzerine araziye girip arama çalışması başlattı.
]]></content:encoded>
                                <image>http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/2e02f6d4adc320d6997b09fa86e87d5c.jpg</image>
                                <media:content url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/2e02f6d4adc320d6997b09fa86e87d5c.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/2e02f6d4adc320d6997b09fa86e87d5c.jpg"/>
                                <enclosure url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/2e02f6d4adc320d6997b09fa86e87d5c.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://globalekonomi.com.tr/marmaris%CA%B9te-polis-4-gunde-4-yanginin-cikmasinin-ardindan-eskali-belirlenen-suphelilerin-pesine-dustu-4351</link>
                                <pubDate>Fri, 23 Aug 2019 01:35:18 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Rum basını: Buzlar erirse Kıbrıs üçe bölünecek</title>
                                <description><![CDATA[National Geographic, dünyadaki bütün buzulların erimesiyle birlikte deniz seviyesinde 65 metre yükselme olacağını yazdı. Rum basını, National Geographic'in haberini, 'Buzlar erirse Kıbrıs üçe bölünecek' başlığıyla verdi.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Politis gazetesi, Kıbrıs Adası&#39;nın toprağının yüzde 22&#39;sinin kaybedileceğini belirtti. Uzmanların National Geographic&#39;in verilerine dayanarak durumu değerlendirdiğini belirten gazete; &#39;buna göre buzulların erimesiyle Kıbrıs üçe bölünecek&#39; ifadelerine yer verdi.

Bugünkü Kıbrıs’ın yerinde üç küçük adacık kalacak. Kıbrıs’tan geriye kalacak parçaların en büyüğü Ada’nın orta, Batı ve Kuzey bölümleri olacak. Batmadan tek kurtulacak şehir ise deniz seviyesinden yüksek olan Lefkoşa olacak.
]]></content:encoded>
                                <image>http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/1430401_157661b30c924c96ea42.jpg</image>
                                <media:content url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/1430401_157661b30c924c96ea42.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/1430401_157661b30c924c96ea42.jpg"/>
                                <enclosure url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/1430401_157661b30c924c96ea42.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://globalekonomi.com.tr/rum-basini-buzlar-erirse-kibris-uce-bolunecek-4357</link>
                                <pubDate>Fri, 23 Aug 2019 16:22:50 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Ali Babacan yeni parti için Aralık'ta harekete geçecek</title>
                                <description><![CDATA[Ali Babacan'ın yakın zamanda kamuoyu önüne çıkacağı ve yeni parti için Aralık'ta harekete geçeceği iddia edildi]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan&#39;ın, "ne yapacaksan burada yap" çağrısına karşın, AKP&#39;den istifa eden Ali Babacan ve çoğu geçmişte AKP içinde önemli görevler almış isimlerden oluşan ekibinin, yeni parti kurma girişimleri eski partileri AKP ve özellikle Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından da dikkatle izleniyor.

İktidar partisi kanadında, Babacan hareketinin yüzde 1-2 oy alsa bile "AKP&#39;ye kaybettiren" rolü üstleneceği değerlendirmesi yapılıyor. İşte bu nedenle de Cumhurbaşkanı Erdoğan&#39;ın sık sık eski yol arkadaşlarını "ihanet" içinde olmakla suçladığı biliniyor.

Erdoğan Temmuz ayı sonunda yaptığı bir konuşmada "Millet parti kuruyormuş, şunu yapıyormuş, bunu yapıyormuş. Bunlara takmayın. Bu tür ihanetlerin içinde olanlar bedelini ağır öder" demişti.

Peki yeni parti oluşumu konusunda hangi aşamaya gelindi, AKP&#39;den gelen "ihanet" eleştirilerine ne diyorlar?

&#39;Önce insan kaynakları oluşturuluyor&#39;

Babacan&#39;la birlikte yeni parti oluşumu içinde yer alan bir siyasetçi BBC Türkçe&#39;ye yeni parti oluşumunda gelinen aşamayı anlattı.

Geçmişte AKP içinde de önemli görev alan siyasetçi, şu anda "insan kaynağı" oluşturma aşamasında olduğunu söyledi. Verdiği bilgiye göre sadece eski AKP&#39;liler değil, çok farklı kesimlerden, alanlarında uzman isimlerle görüşmeler yürütülüyor.

Kamuoyuna yansıyan eski AKP&#39;li bakanlar ve parti yöneticileri dışında, yeni oluşumda yer alacak isimler saklı tutuluyor.

Bir sonraki aşama olarak "politika setlerinin oluşturulması" hedefleniyor ve Babacan mümkün olan en geniş kesimin katkısıyla parti politikalarını oluşturmayı planlıyor.

Parti kadrolarında yer alacak ekibe "kurucu güç" pozisyonu verilerek aidiyet duygusunun htirilmesin amaçlandığını anlatan kaynak, "Hazır yemeğe oturmak ayrı, &#39;gel birlikte pişirip yemeği yiyelim&#39; demek ayrıdır. Politika oluşturulması, harcın karışılmasında insanların aidiyet duygusu açısından önemlidir" diyor.

&#39;2019 bitmeden...&#39;

Partinin kuruluşu için kesin tarih verilmese de "Kasım sonu, Aralık başı" itibariyle partinin kuruluş dilekçesinin İçişleri Bakanlığı&#39;na verilmesi planlanıyor.

Şu anda hemen bir erken seçim olasılığı görülmediği için partinin kuruluşunun "aceleye getirilmemesi" kararlaştırılmış

"Kasım sonu, Aralık başı gibi, yani 2019 bitmeden bu iş ete kemiğe bürünsün, bir tüzel kişilik kazansın isteniyor" diyen siyasetçi henüz parti isminin, dolayısıyla ambleminin netleşmediğini söylüyor ve "önerilere açığız" diye espri yaparken, önerilerin değerlendirildiğini belirtmekle yetiniyor.

Yeni parti için genel merkez binası tutulması için de harekete geçilmiş ve hatta bir kaç seçenek değerlendirme gündemine alınmış ama bu konu da yine "kamuoyuna duyurulmayan, sır gibi saklananlar" kategorisinde tutuluyor.

&#39;Kendimizi politik kalıplarla sınırlamak istemiyoruz&#39;

Babacan ve arkadaşları, kendilerini siyasetin hangi yelpazesinde konumlandırmayı hedefliyor, en çok hangi kesimlerden ilgi görüyorlar?

"En çok kafa yorulan işin" yelpaze meselesi olduğunu anlatan siyasetçi bu soruya şu yanıtı veriyor:

"Kendimizi herhangi bir siyasi kalıpla sınırlamak istemiyoruz. Türkiye&#39;ye baktığınız zaman, sosyal hatlar gerilmiş, içeride ekonomik sorunlar var, iç politikada sorunları, dış politika sorunları var, toplumsal barış konusunda endişeler var, bütün bu endişe ve sorunları çözecek politika söylemine yapılanmaya ihtiyaç var.

"Bunu Türkiye&#39;yi kuşatıcı kucaklayıcı bir kadro ve bu kadronun oluşturacağı çözüm politikaları diye tanımlamak daha doğru. Şu anda ANAP&#39;ın 4 eğilimi Türkiye&#39;yi kucaklamaya yetmez, keza 2002 AK Partisi de. Çünkü o günden bugüne Türkiye&#39;de ve dünyada çok şey değişti. İsimlendirmelerle kafa yormayacağız.

"Bu sorunları çözecek kadro var ve kadroların üreteceği politikalara kafa yoruyoruz."

Seçmen profili: Genç, eğitimli, şehirli

Yeni parti kuruluşu için doğrudan sahada henüz ölçüm yapılmasa da çeşitli kamuoyu araştırmalarıyla, seçmen profili çıkarılmaya çalışılıyor.

Gelen ilk veriler, yeni partiye en büyük ilginin "genç, eğitimli, kentli" kesimler olduğunu ortaya koymuş.

CHP ve İYİ Parti tabanının da büyük ölçüde "eğitimli ve kentli" olduğu biliniyor.

Ancak Babacan ekibi, "AKP içindeki, eğitimli, kentli" seçmenin kendi partilerine kayacağını hesaplıyor.

En büyük ümitleri ise gençler:

"Her yıl sisteme 2 milyonun üzerinde genç giriyor ve onlar iktidar partisine oy vermiyor. O nedenle AK Parti&#39;nin geleceği sıkıntılı."

Partinin oturacağı seçmen kitlesi dışında, alacağı oy oranı da önemli. Ancak şu anda bu konuda somut bir çalışma yapılmadığı için net bir oy oranı ifade edilmiyor.

&#39;Lider değil, kadro hareketi&#39;

Babacan hareketi, daha çok 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile anıldı. Gül&#39;ün yeni parti oluşumu içinde yer almamakla birlikte, destek verdiği biliniyor.

Ancak Babacan&#39;ın "karizmatik bir lider olamayacağı, bu nedenle Gül&#39;ün gölgesinde kalacağı" yorumları da sık sık yapılıyor. Babacan ekibi, bu eleştirilere şu yanıtı veriyor:

"Zaten biz, bu bir lider hareketi değil, kadro hareketi diye yola çıkıyoruz. Bu bir avantajdır.

"İkinci dünya savaşı karizmatik liderlerin kaprislerinin yol açtığı yol açtığı bir faciadır. Onun için ortak akıl ve kadro hareketi olarak ortaya çıkıyoruz."

AKP&#39;den ayrılma ve yeni parti oluşum kararının temel nedeni olarak "Erdoğan partisi" haline dönüşmesi, "ortak akıl, şeffaf yönetim, öngörülebilir siyaset" anlayışından, yani "makulden uzaklaşılması" gösteriliyor:

"AK Parti hareket olarak çıkarken ihtiyaç duyduğu kadroları temin etmek için arazide ciddi bir araştırma yaptı, kendisini en iyi temsil edeceğini düşündüğü aktörleri bulabilmek için. Kimse kara kaşı kara gözü için taltif edilmemiştir.

Nihayetinde AK Parti bir takım, kadro hareketiydi ve bu kadro başarılı oldu, 8-10 sene güzel işler yapıldı. Ama bu terkip bozuldu, ekip dağıtıldı, o tarihten sonraki halimiz de ortada..."

&#39;Hamaset ve dini duyguları sömürme olmayacak&#39;

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ile neden birlikte hareket edilmediği ise "siyaset yapma anlayışlarındaki farklılık" olarak gösteriliyor.

Bu konuda Davutoğlu&#39;nun başbakanlığı döneminde Abdullah Gül ile aralarındaki görüş ayrılığının etkili olduğu yorumları yapılsa da, ilk başlarda Babacan ve Davutoğlu&#39;nun bir araya geldiğine dikkat çekiliyor.

"Siyaset yapma anlayışındaki farklılıkların" ne olduğu konusuna girmemeye özen gösteren, "Lider değil, kadro hareketi olduklarına" bir kez daha vurgu yapan kaynak, " Tarz olarak baştan şunu reddettik: Hamaset yok, dini duyguları siyasette kullanmak yok. Bunu tercih etseydik, zaten bu oluşum için yola çıkmazdık" demekle yetindi.

&#39;Fazilet de yenilikçileri ihanetle suçlamıştı&#39;

Cumhurbaşkanı Erdoğan&#39;ın, partisinden ayrılıp yeni parti oluşumu için harekete geçenleri "ihanetle" suçlamasına Babacan ve ekibi nasıl yanıt veriyor? Bu konuda 2002&#39;de, AKP&#39;nin kuruluş süreci örnek gösterilerek yanıt veriliyor:

"Fazilet Partisi&#39;nde Abdullah Gül&#39;ün Recai Kutan&#39;a karşı aday olduğu süreçte yenilikçiler bize &#39;Ortak akılla, öngörülebilir, şeffaf siyaset yapacağız&#39; demişti ve bu bize çok sıcak akılcı gelmiş, o sözlere inanmıştık.

"O zaman Fazilet genel merkezi, sonradan AK Partiyi kuran yenilikçilere, &#39;hain&#39; demişti. AK Partili arkadaşlara, yıllar önce verdiğiniz bu sözlere inandık, sözünüzde durun, ortak akılı egemen kılın, öngörülebilir, şeffaf olun&#39; diyoruz. Bize verdiğiniz sözü tutun dediğimiz için bu sefer AK Partililer bize hain diyor."

Transfer girişimi yok

Babacan ekibinin, başta AKP içindeki "rahatsız" isimler olmak üzere parlamentodaki partilerde "milletvekili transferi" ile grup kuracağı yorumları da sıkça yapıldı.

Ancak Babacan ekibi, böyle bir niyetlerinin olmadığını "Parlamentoda bir aidiyet bağı olan hiçbir milletvekili ile temas etmedik ama kendileri temas etmek isteyen kişilerle de nezaket çerçevesinde görüşüyoruz. Mevcut milletvekilleri ile görüşelim transfer edelim gibi bir çalışmamız yok" sözleriyle ifade ediyorlar.

Aralarında eski bakanlar Beşir Atalay, Sadullah Ergin, Nihat Ergün, eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç&#39;ın da bulunduğu birçok ismin partinin çekirdek kadrosunda yer alması bekleniyor.

Başta Babacan olmak üzere, siyasette belli noktalara gelmiş, halen de kariyer şansı olan birçok ismin yeni, "risk" alarak yeni bir siyasi oluşuma yönelmeleri, "fedakarlık" olarak değerlendiriliyor ve fedakarlık yapan isimler arasında eski Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de sayılıyor.

Babacan Twitter&#39;ı aktifleştirecek, kamuoyu önüne çıkacak

Şimdiye kadar iki basın açıklaması dışında kamuoyu önüne çıkmayan Ali Babacan&#39;ın bundan sonra daha "görünür" olması kararlaştırılmış.

Bu kapsamda Twitter hesabını son olarak 20 Haziran 2015&#39;te kullanan Babacan&#39;ın yakın zamanda hesabını aktifleştirilmesi ve parti çalışmaları ve açıklamalarıyla ilgili mesajlarını buradan paylaşması düşünülüyor.

Babacan&#39;ın 10-15 gün içinde ise yeni partinin kuruluş ve ilkeleri konusunda bilgi vermek üzere kamuoyu önüne çıkarak açıklama yapması planlanıyor. Ancak yakın çevresi, bunun hangi yöntemle olacağı konusunda ise bilgi paylaşmamayı tercih ediyor.
]]></content:encoded>
                                <image>http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/1430535_fb4e0d907cdf24c0b1ff.jpg</image>
                                <media:content url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/1430535_fb4e0d907cdf24c0b1ff.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/1430535_fb4e0d907cdf24c0b1ff.jpg"/>
                                <enclosure url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/1430535_fb4e0d907cdf24c0b1ff.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://globalekonomi.com.tr/ali-babacan-yeni-parti-icin-aralikta-harekete-gececek-4359</link>
                                <pubDate>Fri, 23 Aug 2019 16:39:43 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Yaşam ve Adalet Partisi için Türk Patent Kurumu'na başvuru yapıldı</title>
                                <description><![CDATA[Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan'ın kurması beklenen yeni parti tartışmaları devam ederken Türk Patent ve Marka Kurumu'na Yaşam ve Adalet Partisi için başvuruda bulunulduğu ortaya çıktı.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Ali Babacan ekibinden bir siyasetçinin yeni parti için "Kasım sonu, Aralık başı" itibariyle partinin kuruluş dilekçesinin İçişleri Bakanlığı&#39;na verileceği bilgisinin geldiği günde yeni bir parti için ilk adım atıldı. Milli Gazete&#39;nin haberine göre; Kısa adı YAP olan Yaşam ve Adalet Partisi için için Türk Patent ve Marka Kurumu&#39;na (TPE) başvuru yapıldı. TPE ismi koruma ve inceleme altına aldığı belirtildi. Ayrıca yeni partinin logosunda "başak", "güneş" ve "terazi" simgelerinin yer alması dikkat çekti.

Yaşam Ve Adalet Partisi için kimin başvuruda bulunduğu belli değil

TPE sitesinde başvuruyla ilgili, "Başvurunuz veri giriş aşamasındadır. Mal ve hizmet girişi, kodlama ve arama işlemlerinden sonra KHK&#39;&#39;nın 7. maddesine / 6769 sayılı Kanunun 5. maddesine uygunluk açısından incelenecek olup reddedilip edilmeyeceğine karar verilecektir." ifadelerine yer verildi.

TPE&#39;nin erişime açık sayfasında Yaşam Ve Adalet Partisi için kimin başvuruda bulunduğu henüz belirtilmemiş.
]]></content:encoded>
                                <image>http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/1430596_f8c7380fb1a968aec535.jpg</image>
                                <media:content url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/1430596_f8c7380fb1a968aec535.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/1430596_f8c7380fb1a968aec535.jpg"/>
                                <enclosure url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/1430596_f8c7380fb1a968aec535.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://globalekonomi.com.tr/yasam-ve-adalet-partisi-icin-turk-patent-kurumuna-basvuru-yapildi-4365</link>
                                <pubDate>Fri, 23 Aug 2019 18:50:59 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>MEB: Zorunlu bağış ve kayıt parası diye bir şey olamaz</title>
                                <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Temel Eğitim Genel Müdürü Dr. Cem Gençoğlu, yaptığı açıklamada, '''Zorunlu bağış', 'kayıt parası' diye bir şey söz konusu olamaz. Bu tür haberleri öğrendiğimizde, Sayın Bakanımızın talimatıyla çok ivedi ve ciddi bir biçimde bu tür inceleme ve soruşturmaları başlatmış durumdayız'' denildi.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[MEB Temel Eğitim Genel Müdürü Dr. Cem Gençoğlu, kayıt döneminde öğrenci velilerinden &#39;zorunlu bağış&#39; veya &#39;kayıt parası&#39; alındığı, bazı devlet okullarında velilerden alınan para karşılığında ise özel sınıf oluşturulduğu iddialarına ilişkin yaptığı açıklamada, öğrencilerin okul kayıtlarının e-okul sistemi üzerinden yürütüldüğüne dikkat çekerek, "&#39;Zorunlu bağış&#39;, &#39;kayıt parası&#39; diye bir şey söz konusu olamaz. Bu tür haberleri öğrendiğimizde, Sayın Bakanımızın talimatıyla çok ivedi ve ciddi bir biçimde bu tür inceleme ve soruşturmaları başlatmış durumdayız. Özel sınıf iddiaları da bizim kabul edebileceğimiz iddialar değil. Bizler Temmuz ayının ilk haftasından itibaren veli bilgilendirme sistemimiz, e-okul sistemi üzerinden öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz, velilerimize özellikle öğrencilerin hangi okula kayıtlı olduklarını görürler. Yani kayıt sistemi eskisi gibi birtakım belgeler toplanarak, okula gidilerek başvurulan bir sistem değil. Online bir sistem üzerinden öğrencilerimiz zaten öğrenim çağı geldiğinde bir okul ile ilişkilendirilirler ve o okula artık kayıtlıdırlar" dedi.

"BAKANIMIZIN TALİMATIYLA SORUŞTURMA BAŞLATTIK"

Kayıt döneminde velilerin belge toplamalarına gerek olmadığını vurgulayan Gençoğlu, şöyle konuştu: "Herhangi bir belge toplayarak oraya gitmelerine, yani nüfus cüzdanı, fotoğraf toplayarak gitmelerine gerek yoktur. Dolayısıyla buradan baktığımız zaman, &#39;zorunlu bir bağış&#39; diye, &#39;kayıt parası&#39; diye bir şey söz konusu olamaz. Medya aracılığıyla bu tür haberleri öğrendiğimizde, Sayın Bakanımızın talimatıyla çok ivedi ve ciddi bir biçimde bu tür inceleme ve soruşturmaları da başlatmış durumdayız. Zorunlu bir bağış gibi bir durum söz konusu olamaz, olduğunda da gereği yapılacaktır."

"ÖZEL SINIF KABUL EDEBİLECEĞİMİZ BİR İDDİA DEĞİL"

Bakanlığın, bazı devlet okullarında velilerden alınan para karşılığı özel sınıflar oluşturulduğu iddiaları üzerine soruşturma başlattığını ifade eden Gençoğlu, şunları söyledi: "Buna yönelik de birtakım incelemeler başlattık. İnceleme süreçlerimiz devam ediyor. Özel sınıf iddiaları bizim kabul edebileceğimiz iddialar değil açıkçası. Belki bir yanlış anlaşılma söz konusu olabilir bu anlamda. Ama inceleme soruşturma aşamalarının süreçlerinin nihayetinde sizi de bilgilendiririz."

"OKUL AİLE BİRLİĞİ YÖNETİCİLERİMİZLE BU SÜRECİ GERÇEKLEŞTİREBİLİRLER"

Gençoğlu, okula gönüllü olarak bağışta bulunmak isteyen veliler olması durumunda nasıl bir yol izleneceğini ise şöyle anlattı: "Okul ve aile işbirliği öğrencilerin akademik başarısında çok önemli unsurlardan bir tanesi. Bir öğrencinin başarılı olmasını istiyorsak, okulun ve ailenin işbirliği halinde süreçleri yürütmesi gerekiyor. Bu hem öğrencinin öğrenme süreçlerini güçlendiren bir şey hem de okuldaki birtakım varsa ekonomik ihtiyaçları da çözümlemeye yönelik bir şeydir. Yani hem ekonomik bir tarafı vardır bunun hem de öğrenmeye yönelik, akademik bir tarafı var. Eğer velilerimiz gönüllü olarak bağışta bulunmak istiyorlarsa, bunun altını özellikle çizmek istiyorum, gönüllü olarak bağışta bulunmak istiyorlarsa, okul aile makbuzları alarak okul yöneticilerimiz ve okul aile birliği yöneticilerimizle bu süreci gerçekleştirebilirler."

DESTEKLEME KURSLARINA 4 MİLYON ÖĞRENCİ KATILDI

Bakanlığın ekonomik yetersizlikleri olan öğrencilere yönelik destekleme faaliyetleri ile ilgili de bilgi veren Gençoğlu, "6 ve 8’inci sınıflar arasında 98 bin öğrencimiz aylık 275 TL burs alıyorlar. Bu öğrencilerimiz ekonomik yetersizlikleri olan ve akademik olarak başarılı çocuklar. Geçtiğimiz yıl ücretsiz destekleme ve yetiştirme kurslarından faydalanan öğrenci sayımız 4 milyon. Ve bu 4 milyon öğrencinin 490 bini yazları da bu eğitime katıldılar. Bu sadece akademik yetiştirme kursları değil, beden eğitimi, resim, spor gibi alanlarda da bu kurslarımız devam etti. Önümüzdeki yıl 428 çeşit 146 milyon kitabımızı ücretsiz olarak dağıtıyoruz. Bu tür destekleme alanlarımızın da söz konusu olduğunu ifade etmek isterim" diye konuştu.
]]></content:encoded>
                                <image>http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/images_4_ad40b8b90b40ff10801d.jpg</image>
                                <media:content url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/images_4_ad40b8b90b40ff10801d.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/images_4_ad40b8b90b40ff10801d.jpg"/>
                                <enclosure url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/images_4_ad40b8b90b40ff10801d.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://globalekonomi.com.tr/meb-zorunlu-bagis-ve-kayit-parasi-diye-bir-sey-olamaz-4366</link>
                                <pubDate>Fri, 23 Aug 2019 19:08:14 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar</title>
                                <description><![CDATA[Erdoğan, AK Parti'nin 18'inci kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında ATO Congresium'da düzenlenen törene katılarak partililere hitap etti.  Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bu kutlu çatının altından ayrılanların hiçbirinin esamesi şimdiye kadar okunmamıştır, şimdiden sonra da okunmayacaktır." dedi.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Bundan tam 18 yıl önce 2001 yılı Ağustos ayında AK Parti&#39;nin kuruluşunu millete ve tüm dünyaya ilan ettiklerini hatırlatan Erdoğan, bugüne kadar AK Parti&#39;nin tüm kademelerinde görev almış, partiye oy veren herkese şükranlarını sundu, ahirete irtihal edenlere Allah&#39;tan rahmet diledi. 

Her yıl dönümünün önemli olduğunu ama 18&#39;inci yıl dönümünün ayrıca önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bu yaş, hukukumuza, bireylerin siyasi, ekonomik ve sosyal alanda rüştlerini ispat edişlerinin ifadesidir. Kadim davamız ile milletimize hizmet aracı gördüğümüz siyasetimiz ve onun yüce çatısı olarak kabul ettiğimiz AK Parti hamdolsun 18 yaşına ulaştı." diye konuştu. 

Geride kalan 18 yılın ardından AK Parti&#39;nin artık gerek müktesebatıyla gerek yetiştirdiği kadrolarla yeni bir safhaya geçtiğini ifade eden Erdoğan, gençlik kollarında göreve başlayanların bugün ilçe veya il başkanları, genel merkez yöneticisi, milletvekili olarak görev yaptıklarını anlattı. 

Gençlik kollarının kapısından içeri giren gençlerin de bayrak yarışında yarın aynı görevleri devralacağını aktaran Erdoğan, ana kademede, kadın kollarında, belde, ilçe, il teşkilatlarında görev alanların da aynı veya farklı görevlerde yol yürümeye devam edeceklerini söyledi. 

"AK Parti, organik bir partidir"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: 

"Bu büyük ailenin bir parçası olma onuru dahi tek başına çocuklarımıza bırakacağımız en büyük mirastır. Elbette bu uzun ve kutlu yolculukta davanın yükünü kaldıramayanlar, çeşitli sebeplerle yolunu kaybedenler olmuştur. AK Parti, bugün de inşallah yarın da hep dimdik ayakta olacaktır. Ama bu kutlu çatının altından ayrılanların hiçbirinin esamesi şimdiye kadar okunmamıştır, şimdiden sonra da okunmayacaktır. Bizim partimizin en önemli özelliklerinden biri de değişimi, yenilenmeyi kendi içinde başarıyor olmasıdır. Dünyanın, bölgemizin ve ülkemizin şartları, ihtiyaçları, imkanları değiştikçe AK Parti de buna uygun şekilde politikalarını geliştirmekte, kadrolarını yetiştirmektedir. 

AK Parti, organik bir partidir. AK Parti, siyaset mühendisliğine, içerden veya dışardan kulağına üflenen suflelerle, milletin içinde olmadığı her türlü hesaba kapalı bir siyasi parti olarak ve hep de bu şekilde yol yürümüştür. Gözleri ve gönülleri başka yerlerde olanların AK Parti çatısı altından çıktığında başarısızlığa mahkum olunmasının sebebi budur. Biz, tek vazifemizi Hakk&#39;a ve halka hizmet olarak görüyoruz. Bu dava AK Parti&#39;nin 18 yılının çok ötesinde bir davadır. Biz sadece medeniyetimizin ve ecdadımızın kadim Hakk&#39;a ve halka hizmet davasının bugünkü temsilcileri olmaya talibiz."

"AK Parti, Hakk&#39;a ve halka hizmet yolundan sapmadı"

AK Parti&#39;nin 19, 20, 25, 30&#39;uncu yıldönümlerini kutlarken de AK Parti&#39;nin halka ve Hakk&#39;a hizmet yolundan sapmadığını, göğüslerini gererek söyleyebileceklerini vurgulayan Erdoğan, "Partimizin kurucuları, yöneticileri, geleceği olan bizler, ne kadar bu misyona sahip çıkarsak milletimizin gönlündeki yerini o derece güçlü tutabiliriz. AK Parti ancak kendisi gibi olmaktan çıktığında misyonunu kaybeder. Tıpkı bu çatının altından ayrılanlar gibi milletle irtibatını kaybederek yolunu şaşırdığı gün AK Parti&#39;nin de vadesi dolmuş demektir." değerlendirmesinde bulundu. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye&#39;ye demokraside ve ekonomide Cumhuriyet tarihindeki en büyük atılımı AK Parti&#39;nin yaptırdığını yineledi. Ziya Paşa&#39;nın "Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri" sözüne atıfta bulunan Erdoğan, "Biz eserlerimizle zaten ortadayız. 18 yıldır, biz bunu ispat ettik." dedi. 

Türkiye&#39;nin içinden geçtiği kritik dönemden başarıyla çıkmasını sağlayacak olanın da yine AK Parti olduğuna işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Az önce bana şöyle bir mesajı okudular. Hepinizin tanıdığı bir zat. Meğerse bu ara şöyle bir İzmir-İstanbul otobanından gitmiş. O yolların güzelliğini görünce de bize iftihar dualarını, şükranlarını ifade ediyor. 426 kilometre bir yol. Bütün bu yolda elhamdülillah kaza riski adeta yok oluyor.  Elinizi kolunuzu sallaya adeta yolculuk yapıyorsunuz. Bir sanatçı da Instagram&#39;dan şöyle bir mesaj attı: &#39;Bu yolları yapanlardan Allah razı olsun&#39; dedi. Fakat CHP&#39;nin bir mensubu, hani o oyların pusulaların üzerine yatan vardı ya, onlar zaten o işten anlar, o da dava açacağını söylüyor. Yetmedi bizimle ilgili de dava açacakmış. Fakat, sanatçı maşallah dimdik ayakta duruyor. &#39;Hiç umurumda değil&#39; diyor. Mesele bu, inanmak. Tabii ki marifet iltifata tabidir. Ben de kendilerine döndüm teşekkür ettim. Ama bunları maalesef herkes anlamıyor, anlamak istemiyor." 

Türkiye&#39;nin dört bir yanını otoyollar ve havalimanlarıyla süslediklerini anımsatan Erdoğan, "Ama göz var görmüyorlar, kulak var duymuyorlar. Maalesef gönül çünkü mühürlü, kabul etmiyor. Etseler de etmeseler de biz millete hizmet yolunda yolumuza devam edeceğiz." diye konuştu.
]]></content:encoded>
                                <image>http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/5d600f1dd265a2255cd3d2db_92e94e1b618b6e1d96b8.jpg</image>
                                <media:content url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/5d600f1dd265a2255cd3d2db_92e94e1b618b6e1d96b8.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/5d600f1dd265a2255cd3d2db_92e94e1b618b6e1d96b8.jpg"/>
                                <enclosure url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/5d600f1dd265a2255cd3d2db_92e94e1b618b6e1d96b8.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://globalekonomi.com.tr/son-dakika-cumhurbaskani-erdogandan-onemli-aciklamalar-4369</link>
                                <pubDate>Fri, 23 Aug 2019 20:06:17 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Epilepside yeni tedavi umudu</title>
                                <description><![CDATA[Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ile Alman Nörodejeneratif Hastalıklar Merkezi'nin önderliğinde Prof. Dr. Emre Yakşi, Dr. Nathalie Jurisch-Yakşi ve Doç. Dr. Çağhan Kızıl tarafından yürütülen ortak çalışma, epilepsi krizlerinin beynin savunma sisteminin çökmesi ile başladığını ortaya koydu.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Dünyanın en prestijli bilimsel dergilerinden Nature Communications tarafından yayınlanan araştırmada epilepsiyi daha iyi anlamak için zebra balıkları üzerinde inceleme yapıldı. 2012&#39;den bu yana çalışmalarını sürdüren araştırmacılar, zebra balıklarında hastalığı tetikleyip epileptik krizler sırasında beynin aktivitesini yüksek çözünürlükte görüntüledi. Görüntüleme, epilepsi krizlerinin bir nedeninin beynin savunma sistemini oluşturan "glia" hücrelerinin fonksiyonlarının çökmesinin olduğunu ortaya koydu.

Alzheimer ve Parkinson hastalığına yönelik araştırmalarda da kullanılan zebra balıkları, beyinleri şeffaf olduğu için mikroskobik görüntüleme ile sinirsel aktivitenin ölçümüne olanak sağlıyor.

Yeni bir tedavi yöntemi mümkün mü?

Glia hücrelerinin işlevinin anlaşılması, bu hücrelerin epilepsi hastalığının tedavisinde yeni bir umut ışığı olabileceğine işaret ediyor. Ekip, devam eden çalışmalarını doktorlarla beraber sürdürüp, glia hücrelerine yoğunlaşan tedavilerin hangi tür epilepsi hastalıklarına uygun olabileceğini araştırıyor.

Sıklıkla görülen sinirsel bir hastalık olmasına rağmen epilepsi hastalarının yaklaşık yüzde 30&#39;u ilaç tedavilerine istenilen cevabı vermiyor. Epilepsi hastalığı bazen beyin travmasına sonucu ortaya çıktığı gibi, genetik nedenlerden de kaynaklanabiliyor. Epilepsi nöbetleri aniden ortaya çıktığı için hastaların sürekli tetikte olması gerekiyor.
]]></content:encoded>
                                <image>http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/5a7daf8b7152d8309cab0b61_44e6c2e5db6f642d3084.jpg</image>
                                <media:content url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/5a7daf8b7152d8309cab0b61_44e6c2e5db6f642d3084.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/5a7daf8b7152d8309cab0b61_44e6c2e5db6f642d3084.jpg"/>
                                <enclosure url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/5a7daf8b7152d8309cab0b61_44e6c2e5db6f642d3084.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://globalekonomi.com.tr/epilepside-yeni-tedavi-umudu-4372</link>
                                <pubDate>Sun, 25 Aug 2019 01:57:13 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>İBB, otogar yönetimine ihtarname gönderdi</title>
                                <description><![CDATA[İstanbul'da uzun süredir tartışma konusu olan Bayrampaşa 15 Temmuz Demokrasi Otogarı'nın otoparklarının kısa süre önce İBB şirketlerinden İSPARK'a devredilmesinin ardından kritik bir gelişme daha yaşandı.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[İBB, işletme sözleşmesi dolan otogarın işletmesinin 3 gün içinde kendilerine teslim edilmesi için mevcut yönetime ihtarname gönderdi.İhtarnamede “Tarafınızca yapılan otogar işletmeciliğinin 3 gün içinde sonlandırılarak belediyemize teslim etmeniz gerekmekte olup aksi takdirde 2886 sayılı kanunun 75. maddesine göre mülki idare amirliğince tahliye edileceksiniz” denildi.

Bayrampaşa’daki 15 Temmuz Demokrasi Otogarı&#39;nın otoparkı, İBB Meclisi&#39;nin aldığı karar doğrultusunda yargı sürecinin tamamlanmasının ardından 8 Ağustos günü resmen İBB şirketlerinden İSPARK&#39;a devredilmişti.Otogarı işleten Uluslararası Anadolu ve Trakya Otobüsçüler Derneği ile Avrasya Terminal İşletmeleri A.Ş&#39;nin 25 yıllık işletme sözleşmesinin 5 Mayıs 2019 günü dolmasının ardından güvenlik ve hijyen sorunları yaşanan otogarın nasıl ve kim tarafından işletileceği akıbetinin ne olacağı tartışma konusuydu.İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu&#39;nun taşınacağını ve teknoloji merkezine dönüştürüleceğini açıkladığı Bayrampaşa Otogarı için 23 Ağustos günü yeni bir adım daha atıldı.



“3 GÜN İÇİNDE TESLİM EDİN YOKSA TAHLİYE EDİLECEKSİNİZ”
 
Uluslararası Anadolu ve Trakya Otobüsçüler Derneği ile Avrasya Terminal İşletmeleri A.Ş.&#39;ye belediye başkanı adına İBB Emlak Yönetimi Daire Başkanı İrşadi Akbaş imzalı ihtarname çekildi.23 Ağustos tarihli ihtarnamede Bayrampaşa&#39;da yaklaşık 230 dönümlük arazi üzerinde otogar kompleksinin işletilmesine dair İBB ile ilgili dernek ve şirket arasında düzenlenen 29 Aralık 1987 onay tarihli işletmecilik sözleşmesinin süresinin 5 Mayıs 2019 tarihinde sona erdiği kaydedildi. İhtarnamede “Bu itibarla sözleşmenin 05.05.2019 tarihinde sona ermesi nedeniyle Büyük İstanbul Otogarı&#39;nın işletmeciliğinden doğan haklarımız saklı kalmak kaydıyla tarafınızca yapılan otogar işletmeciliğinin 3 gün içinde sonlandırılarak belediyemize teslim etmeniz gerekmekte olup aksi takdirde 2886 sayılı kanunun 75. maddesine göre mülki idare amirliğince tahliye edileceğiniz ve doğacak her türlü zarardan tarafınızın sorumlu olacağı hususunu ihtaren tebliğ ederim” denildi.
]]></content:encoded>
                                <image>http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/32858_abb26aca8ecfd453d5e5.jpg</image>
                                <media:content url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/32858_abb26aca8ecfd453d5e5.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/32858_abb26aca8ecfd453d5e5.jpg"/>
                                <enclosure url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/32858_abb26aca8ecfd453d5e5.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://globalekonomi.com.tr/ibb-otogar-yonetimine-ihtarname-gonderdi-4373</link>
                                <pubDate>Sun, 25 Aug 2019 02:04:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Rize'de Flaş Mesajlar</title>
                                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Rize İl Başkanlığı'nın düzenlediği yemek sonrası açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan buradaki açıklamasında " Altını çizerek ifade etmek isterim ki önce millet ve memleket diyen herkesle çalışmaya hazırız" dedi.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Erdoğan, AK Parti Rize İl Başkanlığının düzenlediği yemekte konuştu.

Teşkilat mensuplarıyla bir araya gelmekten duyduğu mutluluğu dile getiren Erdoğan, yemeği düzenleyen İl Başkanlığına, İl Başkanı ve ekibine teşekkür etti.

Bugün açılışı yapılan eserlerin bir kez daha hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, hizmetlerin şehre kazandırılmasında emeği geçenleri kutladı.

31 Mart seçimlerinde AK Parti ve Cumhur İttifakı&#39;na verdikleri güçlü destek için tüm hemşehrilerine şükranlarını sunan Erdoğan, "Rize, daha önceki tüm seçimlerde olduğu gibi yine bizi yalnız bırakmadı. Belediye Başkanlığında yüzde 74 gibi rekor bir oyla Rizeli kardeşlerim bir kez daha iradesine, geleceğine, şehrine sahip çıktı. Ahde vefaları, kadirşinaslıkları için her bir Rizeli hemşehrime buradan teşekkürü bir borç biliyorum. Bilhassa bu tarihi başarıda çok büyük emeği, alın teri olduğunu bildiğim siz teşkilat mensuplarımıza şükranlarımı sunuyorum." diye konuştu.

Seçimlerden önce MHP&#39;nin Rize&#39;de belediye başkan adayını çekerek, AK Parti&#39;nin adayını destekleme kararı aldığını, Cumhur İttifakı olarak, MHP ile diğer pek çok ilde olduğu gibi Rize&#39;de de dayanışma içinde hareket ettiklerini anımsatan Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile 15 Temmuz ihanetinin ardından 7 Ağustos&#39;ta Yenikapı&#39;da başlattıkları yakın iş birliğini, 31 Mart seçimlerinde çok daha ileri taşıdıklarını anlattı.

Erdoğan, içeriden ve dışarıdan gelen nifak girişimlerine rağmen Yenikapı ruhunu diri tutmayı başardıklarını ifade ederek, "Bu süreçte sadece saldırıları savuşturmadık, aynı zamanda siyasi tarihimizin en köklü reformlarından biri olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi&#39;ne de yine MHP ile birlikte imza attık. CHP, bölücü terör örgütünün siyasi uzantılarına koltuk değnekliği yaparken biz milli iradenin önündeki engelleri kaldırdık. CHP&#39;nin başındaki zat, kontrollü darbe iftirasıyla milletin zaferine leke sürerken biz devletimizi FETÖ&#39;cü alçakların elinden kurtardık." diye konuştu.

FETÖ virüsünün toplum ve devlet bünyesinden temizlenmesinde MHP ile iş birliğinin önemli payı bulunduğunu belirten Erdoğan, "15 Temmuz gecesi meydanlarda kurulan Cumhur İttifakı, aradan geçen süre zarfında Türkiye&#39;nin bekasının, Türk demokrasisinin, milletimizin istikbal ve istiklalinin garantörü olmuştur. Türkiye ortak paydasının şekillendirdiği bu güzel birlikteliği inşallah daha da güçlendireceğiz." ifadelerini kullandı.

Milletin müşterek değerleri çerçevesinde, yine milletin çizdiği istikamet doğrultusunda gereken adımları atmaya devam edeceklerini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Gezi olaylarından itibaren ardı ardına yaşadığımız hadiseler, Türkiye&#39;yi ve Türk milletini bekleyen tehlikeleri ortaya koymuştur. Ülkemiz Suriye&#39;den Irak&#39;a, Ege&#39;den Akdeniz&#39;e, terörden enerjiye kadar iç ve dış politikada siyasi tarihinin en kritik mücadelelerini vermektedir. Sorumluluk sahibi hiç kimse bu tehditler karşısında kayıtsız kalamaz. Böyle bir dönemde hiç kimse kendi çıkarlarını, milletin maslahatının önüne koyamaz. Böyle bir dönemde hiç kimse kendi ikbali, kendi siyasi hırsı için memleketin geleceğini ateşe atamaz. Dönem fedakarlık dönemidir, uzlaşma dönemidir, basiret ve ferasetle davranma dönemidir. Dönem siyasi ayrılıkları bir tarafa bırakarak asgari müşterekler etrafında bir araya gelme dönemidir. Bizim nazarımızda vatanımızın bekasından, milletimizin birlik, beraberlik ve dirliğinden daha hayati bir kriter yoktur. Bunun için her fırsatta muhataplarımıza iş birliği çağrısı yapıyoruz. Bunun için hiçbir komplekse kapılmadan, bizi sevsin sevmesin, her kesime elimizi uzatıyoruz. Altını çizerek ifade etmek isterim ki &#39;önce millet, önce memleket&#39; diyen herkesle çalışmaya hazırız. Mesele vatansa gerisi teferruattır. Bu şuurla hareket eden herkese kapımız açıktır."

"Türkiye&#39;nin çıkarları neyi gerektiriyorsa onu yapmaya gayret ettik"

AK Parti olarak bugüne kadar ülkeyi ilgilendiren tüm konularda partizanca bir davranışın içinde olmadıklarını belirten Erdoğan, Türkiye&#39;nin çıkarı neyi gerektiriyorsa onu yapmaya gayret ettiklerini söyledi.

Devleti güçlendirmekten, milletin imkanlarını genişletmekten başka hiçbir gaye gütmediklerini dile getiren Erdoğan, "Bugün de aynı hassasiyeti taşıyoruz. Vatanımızın bekasına yönelik her türlü iç ve dış tehdidi bertaraf etmekte kararlıyız. Türk demokrasisinin üstüne vesayet gölgesinin düşmesine müsaade edemeyiz. Ne Gezivari sokak terörünün ne çukur terörünün ne de 15 Temmuz gibi ihanetlerin tekrarına izin vermeyiz, veremeyiz. AK Parti ve Cumhur İttifakı, işte bu tehditlerin önündeki en büyük engeldir. İnşallah hep birlikte Türkiye&#39;yi başarıdan başarıya koşturmaya devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti&#39;nin 18&#39;inci yaşının dün büyük bir coşkuyla kutlandığını anımsatan Erdoğan, şunları söyledi:

"14 Ağustos 2001 yılında &#39;bismillah&#39; diyerek çıktığımız hizmet yolculuğunda hamdolsun şanla, şerefle, iftiharla dolu tam 18 yılı geride bıraktık. Adalet ve Kalkınma Partisinin 18&#39;inci yaşının, ülkeme, milletime, demokrasimize ve tüm insanlığa hayırlı olmasını diliyorum. Bu harekete gönlünü veren, bu hareket için yüreğini ortaya koyan herkese bir kez daha muhabbetlerimi gönderiyorum. Gazze&#39;den Somali&#39;ye, Arakan&#39;dan Türkistan&#39;a, Afrika&#39;dan Asya&#39;ya, Balkanlar&#39;a kadar dünyanın dört bir köşesinde AK Parti&#39;nin başarısı için dua eden milyonlarca kardeşimize yine buradan selamlarımı iletiyorum. Kuruluşundan bugüne kadar AK Parti&#39;nin tüm kademelerinde, bu davaya gönül vermiş, hizmet etmiş, katkı sağlamış, görev almış, partimize oy vermiş tüm kardeşlerime teşekkürlerimi sunuyorum.

Dar-ı bekaya uğurladığımız dava arkadaşlarımızın her birini özlemle anıyor, kendilerine Mevla&#39;dan rahmet ve mağfiret niyaz ediyorum. Rabbim onların ruhlarını şad, mekanlarını cennet eylesin inşallah."

Bir siyasetçi için milletin sevdasından, milletin teveccühünden daha büyük bir bahtiyarlık olmadığına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

"Rabbim, bize girdiğimiz 15 seçimin tamamında bu gururu yaşamayı nasip etti. Rabbim, sizlerle beraber milletimizin kahir ekseriyetinin de desteğini almayı bahşetti. Rabbim, bize on yıllardır kaderine terk edilmiş yüz milyonlarca mazlum ve mağdurun duasını almayı lütfetti. 17 yılı iktidar olmak üzere tam 18 senedir Rize ile beraber tüm Türkiye&#39;ye hizmet etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. İlk günkü aşkla, ilk günkü sevdayla, partimizi kurarken duyduğumuz o güzel heyecanla yolumuza devam ediyoruz. 18 sene önce yola revan olurken &#39;Bundan böyle hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.&#39; demiştik Bilkent Üniversitesinin o büyük salonunda. Hamdolsun, bugün gönül rahatlığıyla &#39;Artık hiçbir şey eskisi gibi değil.&#39; diyoruz. 18 senede, ülkemizi Cumhuriyet tarihimizin en büyük yatırımlarıyla, en büyük reform hamleleriyle tanıştırdık. Muhalefetin engellemeleri karşısında yılmadık, yıkılmadık, ülkemize hizmet aşkımızdan bir an olsun taviz vermedik. Başkalarıyla değil, daima kendimizle yarışarak bugünlere geldik. Türkiye, ayağına vurulan prangalardan bizim dönemimizde kurtuldu.

Milletimiz, yıllardır hasretini çektiği hizmet ve eser siyasetine yine bizim dönemimizde kavuştu. Öz güveni örselenmiş bir millet, seneler sonra yeniden kendine güvenmeye, kendine inanmaya başladı. Üniversite kapılarında gözyaşı döken kızlarımızın, meslek liselerinin, imam hatip okullarının karşılaştığı adaletsizlikler son buldu."

Erdoğan, AK Parti Rize İl Başkanlığının düzenlediği yemekteki konuşmasında, eğitimde, sağlıkta, ulaşımda, dış ticarette, turizmde, savunma sanayisinde, demokraside, hukukta, üretimde, her alanda 18 yıl öncesiyle kıyas dahi edilemeyecek bir Türkiye bulunduğunu söyledi.

Göreve geldiklerinde savunma sanayisinin yüzde 20&#39;sinin yerli üretildiğini, şu anda ise bu oranın yüzde 70&#39;e çıktığını belirten Erdoğan, yıllık gelirin, savunma sanayisi ürünlerinde, 2,5 milyar dolara ulaştığını bildirdi.

Dost bilinen, müttefik ülkelerin insansız hava aracı, silahlı insansız hava aracı vermediğine işaret eden Erdoğan, kötü komşunun ev sahibi yaptığını, artık bunları Türkiye&#39;nin ürettiğini aktardı.

Terörle mücadelede insansız hava araçlarının teröristlere kan kusturduğunu ifade eden Erdoğan, teröristlerin inlerine girildiğini dile getirdi.

"Pençe-1, Pençe-2, Pençe-3 harekatında biz kovalıyoruz, onlar kaçıyor, Irak&#39;ın kuzeylerine kadar." diyen Erdoğan, Türkiye&#39;nin artık kendi ayakları üzerinde durduğunu kaydetti.

Yusufeli Barajı inşaatında yaptığı incelemeyi anımsatan Erdoğan, enerji noktasında birilerinin kapısında dilenci olunmayacağını vurguladı.

Gelecek yıl barajın gövde bölümünün biteceğini, su tutulacağını anlatan Erdoğan, bütün bunların Türkiye&#39;nin geldiği noktayı gösterdiğini belirtti.

"Millete olan aşk, yollara düşürdü"

Doğal gaz alımında da seviyeyi düşüreceklerini söyleyen Erdoğan, "Bugünkü doğal gaz alımına ihtiyacımız olmayacak, belki de doğal gazı sadece evlerde ısınmada kullanacağız." ifadesini kullandı.

Erdoğan, yapılan yatırımların AK Parti ile gerçekleştiğini anlattı.

Yapılan tünelleri anlatan Erdoğan, millete, ülkeye olan aşkın kendilerini yollara düşürdüğünü vurguladı.

Erdoğan, bugün Ege&#39;de, Doğu Akdeniz&#39;de haklarını savunan, menfaatlerini koruyan, donanması güçlü bir Türkiye bulunduğuna dikkati çekti.

Yurt dışında yaşayan vatandaşların farkı iyi gördüğünü belirten Erdoğan, yurt dışındaki vatandaşların dünyanın neresinde olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti Devleti&#39;nin koruyucu gölgesini her an üzerlerinde htiğini kaydetti.

Rize&#39;nin de 18 yıl öncesiyle kıyaslanamayacak bir seviyeye ulaştığını dile getiren Erdoğan, AK Parti iktidarıyla beraber Türkiye&#39;nin menzilinde ileri demokrasinin, kalkınmanın, barışın, kardeşliğin, dayanışmanın olduğu yeni bir yola girdiğine dikkati çekti.

"İdari kararları işletir, kapıya koyarız"

"Büyük ve güçlü Türkiye" idealini gerçeğe dönüştürmeye hiçbir gücün mani olamayacağının altını çizen Erdoğan, terör örgütlerinin, onların siyasi uzantılarının demokrasinin imkanlarını kullanarak milli iradeye pusu kurmasına göz yummayacaklarını ifade etti.

Meşru hedeflere gayrimeşru yollarla varılamayacağına değinen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Seçilmiş olmak, hiç kimseye suç işleme özgürlüğü tanımaz. Hangi partiden olursa olsun tanımaz. Sandığı, bölücü emellerin vasıtası kılmak onu yapılabilecek en büyük kötülüktür. Siyasetçiye yetki, ülkesine, şehrine, ilçesine hizmet etsin, hizmet götürsün diye veriliyor. Bu milletin vermiş olduğu vergiler, bu belediyelere, illere, insanlara hizmet verilsin diye, bu para onlara gönderiliyor. Eğer siz bunu, o ile, ilçeye değil de Kandil&#39;e gönderecek olursanız, teröristlere gönderecek olursanız kusura bakmayın bizler de hukuk içerisinde idari kararları işletir ve sizleri kapıya koyarız. Şayet burada bir ihlal, ihanet varsa, göz göre göre işlenen bir suç varsa devletin görevi buna müdahale etmektir. Terör örgütlerinin siyaseti zehirlemesine, siyaset üzerinde baskı kurmasına, siyasi uzantıları aracılığıyla milletin hakkını gasbetmesine hiçbir yerde rıza gösterilemez, dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yok. İşte en son İspanya Katalonya&#39;da bunun en güzel örneklerini verdi."

Erdoğan, devlet olarak daha önce bu konudaki tavizsiz tavrı ortaya koyduklarını, 31 Mart sürecinde de hukukun ve anayasanın çizdiği sınırları herkese hatırlattıklarını bildirdi.

Diyarbakır, Mardin ve Van&#39;da yapılan belediye başkanvekili atamalarının, hukuku, sandığı, millet iradesini korumaya yönelik meşru bir refleks olduğuna dikkati çeken Erdoğan, demokrasiye inanan hiç kimsenin böyle bir adımdan rahatsızlık duymayacağını söyledi.

"AK Parti&#39;nin içinde gedik açma çabaları boşa çıkacaktır"

"Bir dönem gezi vandallığına sahip çıkmış, çukur terörünü sahiplenmiş, 15 Temmuz ihanetine alkış tutmuş çevreler, sabah akşam utanmadan bu kararı eleştiriyor." diyen Erdoğan, "31 Mart seçimlerinde yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen iki parti, beklendiği gibi milletten değil, millet iradesini hiçe sayanlardan yana tavır aldı. Maalesef birileri de bunlarla aynı çizgiye gelerek gerçek yüzlerini ve niyetlerini ifşa etti. Dile getirilen eleştirilerin, vicdanla, insafla, demokrasiye ve milli iradeye sahip çıkmakla hiçbir alakasının olmadığı açıktır. Şunu iyi bilin, amacın üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olduğunu biliyoruz çünkü milletimiz bunlara asla hayal ettikleri gibi bir imkan vermez." şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"AK Parti&#39;nin içinde gedik açma çabaları, hep olduğu gibi yine boşa çıkacaktır, onu da söyleyeyim. İstedikleri kadar dolaşsınlar, bunlardan önce de bu gayretlerin içinde olanlar oldu, ne olduğunu biliyorsunuz, anlatmama gerek var mı? Eğer niyet hayır olmazsa, akıbet hayır olmaz. Bunların niyeti hayır değil, bunların niyeti farklı. Dert burada sadece, &#39;biz acaba Erdoğan&#39;ı bir iki puan düşürmek suretiyle alaşağı eder miyiz?&#39; Bu nereye çalışmaktır, bunlar şu anda projelere çalışıyor. Bu projelerin kimler olduğunu, olabileceğini tahmin ediyorsunuz. Biz bu partimizi 18 yıl önce milletimizle beraber kurduk, biz sadece tabelasını astık. Çalışmaları da İsmail Kahraman beyin evinde yürüttük."

Erdoğan, 82 milyonu kucaklayan, her bölgeden oy alan yegane hareketin AK Parti olduğunu söyledi.

"Biz hesapların değil, aynı davaya inanan, aynı ideallere gönül veren, aynı sevdanın, aynı manevi iklimin buluşturduğu kadroyuz." ifadesini kullanan Erdoğan, bu şekilde de yollarına devam edeceklerini, ilkelerden, kardeşlikten, kadim değerlerden taviz vermeyeceklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Sevgililer sevgilisi peygamberimiz, &#39;Müslüman o kimsedir ki, elinden, dilinden yerlerinde emin olduğu insan.&#39; buyuyor. Bunlarda böyle bir şey kaldı mı, kalmadı. El başka, dil başka, gönül başka çalışıyor. Varsın çalışsın. Biz Türkiye sevdasıyla &#39;yaşımız hep 18&#39; diyerek ilk günkü aşkla milletimize hizmet etmeyi sürdüreceğiz."

Tevazunun dışında gurura, kibre partilerinde yer olmadığının altını çizen Erdoğan, bulunulan makamların geçici olduğunu söyledi.

Erdoğan, tevazu içerisinde, mütevazi olunması, vatandaşlara samimi davranılması gerektiğini vurguladı.
]]></content:encoded>
                                <image>http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/cumhurbaskani-erdogan-once-memleket-diyen-herkesle-calismaya-haziriz-1566671413_310f2fef80e025c050ef.jpg</image>
                                <media:content url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/cumhurbaskani-erdogan-once-memleket-diyen-herkesle-calismaya-haziriz-1566671413_310f2fef80e025c050ef.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/cumhurbaskani-erdogan-once-memleket-diyen-herkesle-calismaya-haziriz-1566671413_310f2fef80e025c050ef.jpg"/>
                                <enclosure url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/cumhurbaskani-erdogan-once-memleket-diyen-herkesle-calismaya-haziriz-1566671413_310f2fef80e025c050ef.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://globalekonomi.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-rizede-flas-mesajlar-4374</link>
                                <pubDate>Sun, 25 Aug 2019 02:13:03 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Milli Eğitim Bakanı Selçuk: O okul ile ilgili soruşturma başlatıldı</title>
                                <description><![CDATA[Hakan Çelik'in sunduğu Hafta Sonu programında bu haftaki yayın konuğu Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk. Hakan Çelik'in sorularını yanıtlayan Bakan Selçuk, ''Velilerden parayı alıp, sonra kapatılan riskli özel okullarla ilgili yapılan soruşturma tamamlanmak üzere" ifadesini kullandı.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk&#39;un açıklamaları şöyle:

"Bu mesele bizim bugün çok üzüleceğimiz yarın unutacağımız bir mesele olmamalı. Ama en derininde eğitimsel bir mesele. Ve uzun soluklu olarak bir değerlendirme yapıldığında, aslında müfredatın içindeki bir takım hususların ve toplumdaki eğitimsel farkındalık çalışmalarının, topyekün anlayış gerektirdiğini de görüyoruz. Bu meseleyi elbette rahmetli Emine Bulutaçısından değerlendiriyoruz ama bir de çocuğun gözünden de MEB olarak bakmak zorundayız. O bakışın çocukların gözünden bu meselenin nasıl göründüğü ve bizim nelerle sorumlu olduğumuz konusunda çok daha büyük gayret içerisinde olmamız gerektiren bir konu bu.

Bizim bir taraftan müfredat içerikleri anlamında bazı çalışmalarımız. Öğretmen eğitimleri ve bu konularla ilgili farkındalığın güçlendirilmesi. Anne baba eğitimlerine yönelik bir takım çalışmalar. Yüz binlerce öğretmenimiz ve ebeveynin söz konusu olduğu çalışmalarız, kurslarımız, uluslararası ve ulusal kuruluşlarla yaptığımız ortak projeler var. Ama bu gerçekten çok büyük bir fotoğraf. Bu işin sosyolojik boyutu, antropolojik boyutu, ekonomik boyutu hepsinin birlikte değerlendirerek topyekün bir farkındalık geliştirmeye ihtiyacımız var.

MEB olarak tekil olarak bu tür olaylarla bağlantılı sorumluluğumuzu sonuna kadar yerine getirmek ama asıl daha küçük yaşlardayken kadın erkek eşitliği konusunda ve bu konudaki yapılan değerlendirmelerin daha rasyonel bir temele oturması konusunda bir takım çalışmalarımız da var. 


O okul ile ilgili soruşturma başlatıldı

Bu yıl başladığımız özel öğretim kurumlarında bazı standartların getirilmesi konusunda çalışmalar var. Bu okulların açılabilmesinin bir takım mekansal fiziksel şartlarının ötesinde, açan kurumun yetkinliğiyle ilgili ya da sermayesiyle ilgili bazı kriterler getirip bu kriterler doğrultusunda kim okul açmaya yetkindir anlamında bazı standartlar çalışılıyor. Bunun yönetmeliği de bitmek üzere. Binlerce okuldan söz ediyoruz. Bir okulun üzerinden bütün özel okulları yaftalarsak, bu bir gereksiz güvensizlik oluşturur. Ama bu tür bir okul varsa gereğini yapmak ve öğretmenimizi, öğrencimizi mağdur etmemek için tedbirimizi almamız bizim sorumluluğumuz. Biz bu olayında farkındayız. Haftalar önce gelip bu kurumla ilgili gereken işlemler, soruşturmanın yapılması ve riskli olan okullarla ilgili çalışmamız var. Soruşturma başlatıldı."

Kayıt parası ve özel sınıf iddiaları

Okul kayıtlarında zorunlu bağış alınamaz. Özel sınıfla ilgili hangi okulda bu tür fiil işlenmişse bununla ilgili gelen şikayetleri toparlayıp bu okulların tamamına ilişkin soruşturmayı başlattık. Buna asla izin vermeyeceğimizi kararlılıkla ortaya koyduk.


 
]]></content:encoded>
                                <image>http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/5d6242bb79da3e1aecf2c779_df07a2d81dce4ab17c3c.jpg</image>
                                <media:content url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/5d6242bb79da3e1aecf2c779_df07a2d81dce4ab17c3c.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/5d6242bb79da3e1aecf2c779_df07a2d81dce4ab17c3c.jpg"/>
                                <enclosure url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/5d6242bb79da3e1aecf2c779_df07a2d81dce4ab17c3c.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://globalekonomi.com.tr/milli-egitim-bakani-selcuk-o-okul-ile-ilgili-sorusturma-baslatildi-4376</link>
                                <pubDate>Sun, 25 Aug 2019 20:07:01 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Genetik araştırmayla kansere erken teşhis</title>
                                <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, İstanbul Teknik Üniversitesi, İstanbul Anadolu Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği ve İstanbul Kalkınma Ajansı’nın işbirliğiyle üç yıl önce kanserde ailesel genetik yatkınlıkları araştırmak için kurulan “İleri Düzey Genetik Analiz Laboratuvarı G-LAB”, kanser hastalığı gelmeden teşhis etme imkânı sağlıyor. ]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Özellikle ailede üç kuşağa kadar yayılan insanların risk altında olduğundan yola çıkılan projede amaç erken teşhis ve tedavi.

İstanbul Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kurulan Bireye Özgü Ailesel Kanser Sendromlarını Taramaya Yönelik İleri Düzey Genetik Analiz Laboratuvarı (G-LAB) Projesi hakkında, proje yöneticilerinden Ümraniye Eğitim Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Kliniği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Levent Doğanay, Milliyet’e bilgi verdi. Laboratuvarlarında yaptıkları testlerle şu ana kadar beş bine yakın kişiye yeni nesil dizilim sistemleriyle tanı konulduğunu anlatan Doğanay, şunları söyledi:

Binden fazla hasta

“Kanser hastası olan binden fazla hasta analiz edildi. Kurduğumuz yeni nesil dizilim sistemleriyle son iki yılda beş bine yakın hastaya teşhis konuldu. Bizim öncül olduğumuz test yöntemi de bu. Amacımız bu sistemler üzerinde daha çok çalışarak hastalarımıza daha erken teşhis koyabilmek” dedi.

Meme ve kolon kanserinin hareket noktaları olduğunu vurgulayan Doğanay, “Meme kanserine baktığımızda hastalarda yüzde 10’a varan oranda genetik faktörünün etkili olduğunu biliyoruz. Tek neden değil ama önemli bir neden. Biz eğer ailede üç kuşağa kadar meme veya yumurtalık kanseri varsa mutlaka risk artıyor. Yine genç yaşta meme, yumurtalık ya da kolon kanseri gelişiyorsa mutlaka bunun altında genetik mutasyon var mı diye bakılması gerekiyor. Bu nedenle bu tür genetik araştırmalar kanserle mücadelede önemli bir rol oynuyor” diye konuştu. Çalışmaları hakkında da bilgi veren Doğanay sözlerini şöyle sürdürdü:

‘Angelina Jolie tedavisi’

“Bir kişinin ailesinde kanser potansiyeli gördüysek ilk olarak o kişinin ailesindeki bir kanser hastasının seçiyoruz. Ailedeki genetik mutasyonu saptamak için detaylı olarak araştırmaya başlıyoruz. Detaylı bir soy ağacı çıkararak ailede kim ne kanseri, onu tespit ediyoruz. Analizler sonucunda o ailedeki kanseri açıklayan bir mutasyon tespit edersek bu kez farklı bir çalışma başlatıyoruz. Kanser hastası kişinin sağlıklı aile bireylerine ‘Sizin yakınınızda kansere neden olan bir mutasyon saptadık, arzu ederseniz sizde de bu mutasyon var mı diye tarayabiliriz’ diye teklif ediyoruz.

Kabul ederlerse sağlıklı bireye testi yapıyoruz ve eğer hastanın hayatını büyük oranda etkileyecek mutasyon varsa Angelina Jolie örneğinde olduğu gibi radikal tedavileri gündeme alıyoruz. Böyle vakalarla karşılaştığımızda durumu anlatıyoruz ama ilk etapta hastalar bu kadar radikal tedavileri kabul etmek istemiyorlar. O zaman yakın takip programlarımızı başlatıyoruz. O kişiyi kontrol altında tutuyoruz ve şüpheli bir lezyon gördüğümüzde hemen müdahale edebiliyoruz. Bu da bizi kanseri çok erken teşhis etmemizi sağlıyor. Yine genetik olarak kanserin nasıl evrildiğini öğrendiğimizde geliştirilen tedavi yöntemleri var. Bunlarda yüksek oranda başarılı sonuçlar elde ediliyor. Bu yüzden genetik araştırmalar büyük önem taşıyor.”

Göğüslerini aldırmıştı

Ünlü yıldız Angelina Jolie, başta annesi olmak üzere aile fertlerinin bir kısmını meme ve yumurtalık kanserinden kaybetmesinin ardından gen araştırması yaptırmıştı. Kendi genlerinde de kansere neden olan mutasyonların belirlenmesinin ardından yüksek risk nedeniyle 2013 yılında çifte mastektomi ameliyatı olarak göğüslerini aldırmıştı. Jolie, 2017 yılında da yumurtalıklarını aldırarak kanser riskini azaltmıştı
]]></content:encoded>
                                <image>http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/indir_6_c8656047f2c1dccc6e64.jpg</image>
                                <media:content url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/indir_6_c8656047f2c1dccc6e64.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/indir_6_c8656047f2c1dccc6e64.jpg"/>
                                <enclosure url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/indir_6_c8656047f2c1dccc6e64.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://globalekonomi.com.tr/genetik-arastirmayla-kansere-erken-teshis-4377</link>
                                <pubDate>Sun, 25 Aug 2019 21:28:31 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>İmamoğlu'ndan tatil eleştirilerine yanıt</title>
                                <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP il, ilçe, kadın ve gençlik kolları yöneticileriyle Avrasya Gösteri Merkezi’nde buluştu. İmamoğlu daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[İstanbul’daki sel sırasında tatilde olduğuna ilişkin eleştirilerle ilgili bir soruya İmamoğlu, "Tatille ilgili göndermeler ne yazık ki, bitmiyor. Buna Sayın Cumhurbaşkanının katılması çok enteresan. Çünkü 1994 yılından beri 25 yıldır İstanbul’u yönettiğini kendileri, belediye başkanlığı, başbakanlık, cumhurbaşkanlığı dönemleri var. Yine kendi siyasi partilerinin belediye başkanları var. 25 yıldır birçok defa ne yazık ki, ölümcül seller yaşandı, onlarca insan hayatını kaybetti. Bu kadar yılı kalkıp bir güne, 40 günlük süre içerisinde bana yüklemeleri ve bunu bir tatile bağlayarak bu şekilde vatandaşa şikayet etmeleri çok üzücü, şaşırtıcı. Her şeye rağmen İstanbul’da bir sel yaşanmıştır ki, ben hemen orada oldum" dedi.
]]></content:encoded>
                                <image>http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/331339_h_e47ab0be30b8e5b209e2.jpg</image>
                                <media:content url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/331339_h_e47ab0be30b8e5b209e2.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/331339_h_e47ab0be30b8e5b209e2.jpg"/>
                                <enclosure url="http://globalekonomi.com.tr/content/uploads/331339_h_e47ab0be30b8e5b209e2.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>http://globalekonomi.com.tr/imamoglundan-tatil-elestirilerine-yanit-4379</link>
                                <pubDate>Sun, 25 Aug 2019 21:40:17 +0300</pubDate>
                              </item></channel></rss>